Tren yolculuğu sırasında Naruto nihayet aklına gelen bütün soruları sorma fırsatını yakaladı.Ama tabi ki Natsu bu soruların hiç birine

yanıt verebilecek durumda değildi.

Bu yüzden bu görev Happy ve Lucy'e kaldı.

Her ne kadar ikiside Naruto'nun sorduğu soruların çok basit ve bu ülkedeki herkesin rahatlıkla bilebileceği sorular olduğunu düşünselerde ellerinden geldiğince cevaplamaya çalıştılar.

-Hmm demek Fiore?Elemental Krallıkların(Ulusların) neresinde kalıyor burası?

-Ne?Elemental Krallıklar mı?Orası da neresi?

dedi Lucy şaşkınlık içerisinde.

-Nasıl ya?Siz hiç elemental krallıkları ya da Ateş ülkesini bilmiyor musunuz?

-Hayır,hem sen böyle hiç bilmediğin bir yere nasıl geldin ki?

Ve başlar Naruto anlatmaya…

-Şimdi ben dediğim gibi Ateş ülkesinden geliyorum Köyümün adı ''Konoha'' ya da Yapraklar arasında saklanan kö 'nun adı da buradan geliyor.

Biz Konoha Shinobileriyiz..

-Shinobi derken?

-…Shinobi , ninja demek,Hokage yani köyümüzün yöneticisi büyükanne Tsunade ben ile Konohamaru'yu A sınıfı olarak kabul edilen bir göreve yolladı.Biz de bu göreve gitmek için hemen yola çıktık. Yolda giderken Sasuke ile karşılaştı benim bir numaralı rakibim ve….başını öne eğdi…. ve arkadaşı intikam almak için köyümüzden kaçıp kötü yola saptı.Şimdi karşılaştığımızda da abisinden intikamını almış ama duyduklarından memnun kalmadığı için bana saldırdı ve dövüşmeye başladık…sesi iyice hüzünlenmişti.

Natsu bunu duyunca bir an tren tutması geçmiş gibi ama yine de nefes nefese…

-Hey bu köy olaylarını anlamadım ama,bir insan nasıl ''nakama''sına böyle…

ama Trenin sallanması NAtsu'nun sözünü bitirmesine izin vermedi.

Bir anda oluşan o ''havalı'' Natsu profili yeniden ortadan kayboldu.

-Ee sonra ne oldu?

demi Lucy dizinin devamını bekler gibi

-…sonra kıyasıya dövüştük artık ikimizinde çakrası iyice azalmıştı ama ikimizde en güçlü saldırılarımızla birbirimize saldırı bir yandan Sasuke'yi köye dönmeye ikna etmeye çalışı sonuç başarısız,bir türlü ikna edemedim…ikimizinde hemen hemen bir saldırılık çakrası kalmıştı.Ve ikimizinde kaybetme gibi bir düşüncesi saldırılarımız için hazırlandık ve son hız saldırdık…

Ama aramıza kara kedi girdi…

-Ne?

bu soru Happy'den gelmişti.

Naruto düşündü; o maskeli adamı ve onu, içindeki 9 kuyruklu yaratık için kaçırmak isteyen Akatsuki'yi nasıl anlatabilirdi yada anlatabilir miydi?

bunu düşününce aklına küçüklüğü,çocukluğu geldi, onu tqanımadan sadece içindeki yaratık yüzünden ondan kaçan o insanları ve insanların yüzündeki o acıma duygusu ile karışık korkuyu…

Hayır onlara kesinlikle bunu sö fazla böyle devam etmek istemiyordu.

-Maskeli bir adam çıktı ve bizi gözünün içine hapsetti…

-Nasıl ?…anlamadım?

Lucy doğal olarak şaşırmıştı.

-Hmm,tam olarak ben de bilmiyorum aslında,sadece gözünün içine çekti ve Sasuk'enin mırıldandığına göre gönderdiği yer ona ait ayrı bir boyutmuş …

-Yoksa Naruto o gönderdiği yer burası mıydı sizi?

dedi Lucy

-Sanmıyorum..Orası ile burasını karşılaştırmak ak ile karayı karşılaştırmaya benzer..Burası ne kadar aydınlık , iç açıcı ise orası bir o kadar daha karanlık kasvetli ve cansızdı…Zaten daha bitmedi anlatacaklarım...

-Dinliyoruz

- … sonra ara vermeden o boyutta savaşımıza devam ettik ve en güçlü saldırılarımızı kullandı saldırım ile onunkiler birleştiği anda çok büyük bir patlama oldu ondan sonra o karanlık boyut bir anda aydınlandı…snra ilk hatırladığım sizin şehrin dışında çimenlerde yatıyoruz ben ve Konohamaru…

Lanet olsun Sasuke sen nereye kayboldun?!

Lucy bu hikayeden sonra üzgünlükle..

-Bu benim hakkında bir şey söyleyebileceğim bir konu değil malesef…Happy sen ne düşünüyorsun?

-Aye!Düşünüyorum ki balıklar çok güzel hayvanlar.

-Hikaye hakkında !

dedi Lucy

-Şey ..o zaman loncaya gidince ustamıza ya da lonca ahalisine bir sorarız.

Happy'i biraz daha takmayan Lucy

-Ama Naruto sen buraya geldiysen bir şekilde o Sasuke dediğin arkadaşınında gelmiş olması gerekmez mi?

-Ben de öyle düşünüyorum…Nerdesin Sasuke?Saskee!

Sayın yolcularımız Magnolia istasyonuna gelmek üzereyiz hazırlıklarınızı yapınız

O sırada Magnoliadan uzaklarda …

ve birkaç saat öncesi…

-Yetişiin Loncamız saldırı altında!

-Adamlarımızın çoğu telef oldu!

-Kaç kişiler?

-B-bir kişi…

-N-ne?Sadece bir kişi mi ?

-Bu nasıl bir güç?

-4 element (Element4)

-Onların hepsi görevde!

-Ya Gejeel-san?

-K-k-kaçıın!Canınızı kurtarıın!

bunu diyen adam malesef bu gizemli kişinin eline düştü.

ve bu gizemli kişi parlak kan kırmızısı gözleri ve aynı parlaklıktaki kana bulanmış kılıcı ile

-Şimdi söyle bakalım bağırtkan zayıf halka buranın en güçlüsü ve bana en çok bilgi verebilecek insan nerede?

-B-bilmiyorum.

Kana bulanmış kılıcını adamın boğazına götürür ve

-Dikkatli düşün bakalım belki canını bağışlarım.

-U-us-ustamız Jose olabilir aradığın güçlü kişi…

-Bu kişi nerededir?

adam cevap veremeden…

-Aradığın kişi ben oluyorum galiba

dedi.

-Usta!

-Usta lütfen!

Usta Jose bir çok adamının öldürülmesine rağmen yüzünde sinsi bir gülüş ile...

-Evet genç adam içeir gel konuşalım senle…

ve birlikte Ustanın özel odasına giderler…

Bölüm 4 : Fairy Tail'in günlük yaşamı

-Natsu,NatsuuMagnolia'ya geldik!

deci Happy adı gibi mutlu bir Natsu'yu gürtüklemeye başladı

-Kalk kalk !

-Kalkabilecek mi?

dedi Lucy

-Aye!Natsu hep böyledir.

Natsu Trene bindiğinden beri hiç bozmadığı hasta hali ile yine konuşmaya başladı...

-B-bunu kaldıramıyorum…Bir daha asla trene binmeyeceğim…böüüg

ve yine çıkartacak duruma geldi.

-Hadi gidelim Natsu.

-B-biraz dinlenmeme izin ver…

ve trenin kalkacağını haber veren düdük sesi duyuldu.

-Natsu çabuk ol yoksa yeniden Hargeon 'a kadar gitmek zorunda kalacaksın.

-Ha-hareket edemiyorum.

ikisinin arasındaki bu komik diyaloğu ilgiyle izleyen Naruto…

-Tamam tamam ben hallederim

diyip Natsu'yu sanki bir patates çuvalıymışçasına sırtına alıp taşımaya başladı.

-Evet nereye gidiyoruz

dedi Naruto Natsu'yu taşımaya devam ederken

-Şuradan düz gideceksin.

-Tamamdır!

-Hey bıraksana beni bee!

-Oo Natsu aramıza döndün.

dedi Naruto Natsuyu yere bırakırken.

-Evet şu an bomba gibiyim.

-Sen her zaman patlamaya hazır bomba gibisin zaten Natsu.

deci Happy

-Hehe

İstasyondan çıktıktan sonra Lonca binasını görmemek elde değidi.O kocaman bina şehrin en güzel yerine konuşlandırılmıştı.

Binanın önüne geldiklerinde, kapısının önünde...

-Fairy Tail'e hoş geldiniz!

dedi Happy.

ardından Natsu Natsu'luğunu konuşturur bir şekilde loncanın kapsını tekmeleyerek açtı ve bağırarak

-Biz geliiiik !

dedi.

Happy de arkasından.

Loncadaki insanlarda ona yanıt burada sevilen biri olmalıydı.

Loncanın içi büyük bir bara herkesin elinde Narutonun tanımadığı bir içki vardı ama Naruto bunun alkol olduğuna emindi.

Ama Naruto'ya burası biraz kalabalık gelmiş yandan da çok dost canlısı.Her ne kadar alkolün vermiş olduğu bir kafa bulanıklığı olsa da bu insanlarda Naruto onlardan yayılan iyi enerjiyi hissedebiliyordu.

İçeri girdiklerinde içerideki insanlardan biri Natsu'ya Hargeon'daki olay hakkında laf attı ve bu yüzden Natsu onu dövmeye arada Naruto içeriyi biraz daha inceleme fırsatı buldu.

girişin karşısında bir bar vardı.Ve garsonluk yapan ,tek parçalı mor bir elbise giyen güzel,tatlı bir kı 'nun ona baktığını görünce içtenlikle gülümseyip başıyla onu selamladı.Naruto da aynı şekilde selamladı… ya da o öyle zannediyordu.

-Hey Naruto-nii.Yüzündeki o aptalca sırıtışta ne öyle?

dedi Konohamaru

-Ha?Ne ne sırıtışı yok öyle bir şey!

Naruto tekrar döndüğünde beyaz saçlı güzel kızın da tekrar işinin başına döndüğünü farketti.

Naruto tekrar Natsu'ya döndüğünde dövdüğü kişiyi ona laf attığı için değil ona ateş ejderi igneel hakkında yanlış bilgi verdiği için dövdüğünü anladı.

Ve daha Naruto ne olduğunu bile anlamadan bütün lonca birbirine girip kavga etmeye başladı.

-Vay canına,Sahidende,sahidende Fairy Taile katılıyorum.

demi Lucy mutlulukla.

Bir lonca daha ne kadar süprizlerle dolu olabilirdi.Şimdi de siyah saçlı çocuğun biri yarıçıplak halde Natsu'nun adını haykırı ardından o da kavgaya daldı.

Lucy de bir o kadar şaşırmış gözüküyordu.

-Gray…Kıyafetlerin.

dedi barda oturmuş kadın.

Bu kızın üstünde mavi bir bikini üstü altında da pantalon vardı.

-Kadının bunu demesiyle Gray denen çocuğun irkilmesi bir oldu.

Naruto bu ismi de kafasında .Sonradan ayrıntılı öğreneceklerdi ki bu Gray'in ''küçük'' bir kıyafet sorunu varmış.

Ve Naruto loncada en normal gördüğü insanlardan biri olan bu kadının yanına gitmeye hazırlandı fakat sonra onun da o kadar normal olmadığını anladı.

Bu kız elindeki kadehi bırakıp bir anda koca fıçıyı kafasına dikti.

-Ha?

-Dostum burası nasıl bir yer böyle?Bir tane bile ciddi büyücü yok mu buralarda?

dedi Lucy Loncaya ilk girdiğindeki mutululuk ve enerjisi gitmiş halde.

ve deminki beyaz saçlı tatlı kız:

-Ah,yeni birileri mi?

-Mirajane!Hem de gerçek!

Lucy bu kızı tanıyormuş gibi gözüküyordu.

Bu ilginin ardından Mirajane yine o güzel gülümsemelerinden birini verdi.

Lucy kavga edenleri göstererek...

-A-ah onları durdurmak gerekmez mi?

-Her zaman bö ıca…

ama sözünü tamamlayamadan adının Elfman olduğunu öğrendiği iri yapılı bir adam Mirajane'nin üzerine uçtu.

-…eğlenceli,değil mi?

diyerek sözünü tamamladı Mira bayılmadan önce.

Ama işler daha garip bir hal alıyordu…Adını Gray olarak öğrendiğimiz soyunma delisi çocuk Lucy'nin üstüne uçtu daha doğrusu Natsu'nun yumruğu ile Lucy'nin üzerine burada ilginç olan Lucy'nin üzerine savrulması değil,tamamen çıplak bir halde savrulmasıydı.Boxer'ı natsunun elinde bayrak gibi sallanıyordu.

Bu gün daha Naruto'ya neler gösterecekti acaba.

Gray bu iğremç manzara karşısında bağran Lucy'nin yanına giderek

-Bayan mümkğnse iç çamaşırını vere-

ve Lucy ona bir tane geçirmişti.

Burası artık iyice bir komedi şovuna dönüyordu.

Şimdi de adı Loke olan playboy tipli bir adam gelmişti Lucy'nin yanına Kısa sivri saçları olan ve gözlük takan bir tişörtünün üstüne yeşil bir mont giymişti

Bu Loke denilen çocuk Naruto'dan fazladan puan almıştı,turuncu giydiği iç rengin değerinin ve güzelliğinin bilinmesi gerekiyordu.

Bu Loke denen çocuk Lucy'i bir anda kucağına aldı ve

-Bu kaba herifler baş belası değil mi?

Ama Elfman'ın yumruğu ile Loke loncanın başkabir köşesine uçtu ve lucy'i yere düşmekten son anda Naruto kurtardı.

-sen iyi misin?

-Te-teşekkür ederim Naruto.

Burası artık iyice sirke dönmüştü biraz önce insanlae belli bie tartışmadan nedenden ötürü birbirine vurarken şimdi sebepsiz yere kimi gördüyse vurmaya başlamıştı.

-ŞUNU KESECEK MİSİNİZ ARTIK AHMAKLARR!

bu bir çeşit dev gibi bir şeydi.

ama bundan sonra bütün kavga bir anda sona erdi.

-Ah,demek geldiniz demek ,usta

dedi ayılmış olan Mira o kaca dev gibi olan şeye.

Biraz sonra o dev gibi olan şey bir anda küçülüp küçük yaşlı bir adam halini almıştı.Bu adam beyaz bir tişört üstüne turuncu bir ceket giymiş ve bunu yine turuncu bir pantolon ile tamamlamıştı.Naruto buradaki insanların hakkını vermeliydi.

Her ne kadar kıyafet tarzları ona göre ilginç olsa da renk seçiminden ve turuncunun büyük gücünden anlıyorlardı.

Ama o şapka adamın bütün güzelliğini -Turuncu çizgili üzerinde iki uzun kulak gibi çıkıntısı olan bir şapkaydı bu.

-Ah demek yeni gelenler var dedi yaşlı adam 3'ümüze bakıp.

-Tanıştırayım Fairy Tail'in ustası Makarov-san

dedi mira herzamanki gülümsemesiyle.

Usta Makarov yüksek bir yere çıkarak konuşma yapmaya başlar.

Yine yaptınız, pislikler!

Konsey'den aldığım şu dökümanlara bakın!

Hepsi ˛ikayet içeriyor!...

20 santim kalınlığındaki kağıt tomarını gösterdi.

-Ancak...Konsey, pislikten ba˛ka bir şey değiil!

elindeki bütün kağıtları bir anda yaktı ve fırlattı.Natsu da bu fırsatı kaçırmadığı gibi attığı alevi havada kaptı.

-Dinleyin! Mantığın üstesinden gelmek için gereken

güç, yine mantığın kendisinden doğar…Büyü mucizevi bir güç değil…içimizden ve doğadan akıp geçen Ruh Enerjisi parçacıklarının senkronize

olmuş ve cisimleşmiş halidir.

İrade gücü ve konsantrasyon istediğim, tüm ruhunuzu yaptığınız işe vermek büyüdür.Üstlerin uyanık gözlerinden endişe etmek büyünüzü geliştirmez.

Konsey ahmaklarından korkmayın!İnandığınız yolda devam edin!Fairy Tail büyücüleri böyledir!…

''Vay canına'' diye düşündü Naruto ''bu yaşlı adam insanları gaza getirmeyi iyi biliyor.''

Loncanın her bir yanından nidalar atılıyordu.

Az önceki büyük kavgadan ve Usra Makarov'un o güzel insanı heyecanlandıran konuşmasından sonra sıra Lucy'nin hayallerini süsleyen ana gelmiş Tail'e üye olmak.

Gerekli kağıt işlemlerini sonra yapmak için söz aldıktan sonra Mirajane elinde tahta bir kutu ile içinde bir çeşit damga vardı.Görünüşünden onun da sıradan bir damga olmadığı sihirli olduğu belli oluyordu.

Mira damgayı eline alıp:

-Eveet Lucy Loncamızın işaretini nereye basmamızı istiyorsun?Ve hangi renkte?

Naruto anlamıştı.Burada bir loncaya katıldığında o loncanın sembolünü yeni üyenin bir yerine basıyorlardı.Bu onların kafa bandı takması gibi bir şeydi heralde,ama daha kalıcı bir yolla.Düşününce hatırladı Natsu'nun da kolunda kırmızı bir işaret vardı.

-Hmm,şey bilemedim ki?Sizce nereye yaptırmalıyım?

-İstersen istediğin her yere yaptı diline yaptıran bile var

dedi Mira.

Tepki olarak Lucy

-O nasıl deli biri öyle!

...

Hık!…...Hık…! Lonca ustasu Makarov elinde içki şişesi ile zil zurna sarhoş halde içeri geldi.

-Neyuden o güzeel arkaına yaptığmıyoğsun Luffy?

dedi dengede durmaya çalışıp bir yandan da Lucy'nin poposunu işaret ederken.

Lucy ilk cümle için hiç bir şey diyemediğinden ve şaşkınlığından sadece..

-Lucy.

diye düzeltmekle yetindi.

ve Makarov'un sarhoş halini takmadan.

-Sanırım elimin üstüne pebme bir dövme yaptı…HEY!

Makarov Lucy'nin poposuna nazikçe bir kaç kez Lucy oradan çekildikten sonra bile sarhoşluğun etkisi ile havaya vurmaya devam yaptığının farkında olup olmadığı belli değ halinden memnun gözüküyordu.

-Ah sanırım ustanın yatma vakti gelmiş.Ben ona yatağa kadar eşlik edeyim.

dedikten sonra Mira

-Usta,..,usta sanırım yatma vaktin gelmiş hadi gidelim.

buna karşılık Makarov küçük bir çocuk gibi

-Ama Mila ben daha yatmah istemiyoğum kii

-Yatağa!

Her ne kadar bu son laf yine aynı tatlı Miranın tatlı sesinden çıkmış olsa da sesinin altındaki tehtid dikkatli dinlenince anlaşılabiliyordu.

-Tamam geliyom.

dedi kaybettiğni anlayan Makarov

ve Mira'nın peşine takıldı , sallana sallana yürümeye başladı.

tam kapıdan çıkarken...

-Heğkese eyi geceleğü

iyi geceler demeye çalıştı ardından kapıdan çıkmak için dönerken ayağı kapıya takıllıp düştü.

Naruto o güzel gaza getirici konuşmayı yapan adam ile şimdiki alkolik adamın aynı kişi olduğundan şüphe ediyordu.

Herkes ustanın yanına yardım etmek için koşarken usta bir anda doğruldu ve hiçbir şey olmamış gibi odadan çıktı.

-Burası nasıl deli bir lonca?Buralarda bütün loncalar böyle mi?

diye sordu Naruto merakına yenik düşerek.

Naruto'ya yanıt daha önce hiç duymadığı yeni bir ses tarafından geldi.

-Aslına bakarsanız bu ülkedeki bir çok büyücü loncasının üyeleri biraz gariptir ama Fairy Tail'in bu konuda ayrı bir önemi vardır.

dedi arkasında iki kişiyle gelmiş mavi saçlı bir kız.

Kızın arkasındaki adamlardan biri

-Takım 'Shadow Gear' görevinden döndüü!

dedi

Ama şu an Naruto'nun dikkatini çeken ve yeni gelen mavi saçlı kıza ısınmasını sağlayan giydiği kıyafetti.

Kız turuncu tek parça bir elbise giymişti.

ardından kız Naruto ve diğerlerinin yanına gelerek.

-Merhaba benim adım Levy.

Aklı hala kızın giydiği turuncularda olan Naruto:

-Na-naruto.

dedi kızın elbisesine o an yanlış yere baktığının farkında değildi.

-Hı?Naruto?

Naruto o an kendine geldi ve Levy'e baktı Levy'nin yüzü kızarmıştı

Naruto ne yaptığını farkedince o da kıpkırmızı kesildi.

'Ah Lanet olsun sana 'Ero-Sennin'*!Neden senin öğrencin oldum ki ben!'

diye düşündü

-Hey,HEY!...

dedi Levy'nin arkasındaki çocuklardan biri ;

-Benim Levy'min göğüslerine benden ,yani Fairy Tail'in en hızlı büyücüsü Jet'ten başka kimse bakamaz tamam mı?

dedi

Naruto istemsiz de olsa böyle bir şeyi yapmanın verdiği şoku üstünden attıktan sonra 'Hah en hızlısıymış,en hızlı kimmiş görürüz' diye düşündü.

Bunun üzerine Levyy'nin arkasındaki öteki çocuk daha da sinirlenmiş gözüktü.

-Hey o nereden senin Levy'n oluyor.O benim yani Droy'un Levy'si ve kesinlikle Levy'nin göğüslerine bakamazsın sen Jet!

-Um..çocuklar

Levy araya girerek kavgayı ayırmaya ve aynı zamanda göğüslerinin bu kadar sohbet malzemesi olmasına engel olmak için araya girmeye çalıştı ama onlar çoktan kavga etmeye başlamıştı bu konuda artık bir şey yapamayacağını fark edince geri çekildi .

Naruto ilk gününden bir kavgaya karışmadığı ve birini incitmek zorunda kalmadığığ için rahatladı.Ama şimdi bir sorunu vardı.

-Um...Levy...Şey...

yüzündeki pembelik devam eden Levy

-Önemli değil Naruto isteyerek olmadığını biliyorum

dedi

-Ah teşekkür ederim rahatladım

dedi Naruto.

bir yandan kavga devam ediyordu...

-...Levy'nin göğüsleri benim...

-..hayır onlara sadece ben sahip olabilirim...

Bu bardağı taşıran damlaydı.

Levy kendisinden hiç beklenmeyecek şekilde...

-Yeter artık! 'Solid Script!Rock**!

diye bağırdı ve bununla birlikte kocaman bir kaya parçası Jet ile Droy'un

ve ikisi de kendinden geçti.

-Bu size göğüslerim hakkında ileri geri konşmamayı öğretir

dedi Levy ikisinin taşların altında kalmasından memnun halde.

Naruto ''Aslında göğüsleri Büyükanne Tsunade veya Lucy'ninkilere göre oldukça küçük hatta yok denecek kadar az...yine de düşününce biraz ''araştırma'' yapabili...LANET OLSUN!Çık kafamdan Ero-Sennin Jiraya!''

...Mira geri geldiğinde…

-Özür dilerim sizi de bekletiyorum ama sanırım biraz daha belemeniz burada olmadan Lonca Mührünü basma yetkimiz yok.

-A-ama

Lucy'nin hayal kırıklığı yüzüne yansımıştı.

-O arada bence benim sorularıma yanıt verebilirsiniz

dedi Lucy'nin kafasını oyalamak hem de aradığı cevapları bulmak için.

ve başlar şu ana kadar NAtsu ve Lucy'e anlattıklarını.

-…Ve kendimizi burda sonrası belli şeyler Natsu ve Lucy ile tanışmamız Restoranı yakmamız falan...

-…

-Restoran'ı yakmanız mı?

Az önceki halinden eser kalmamış halde içeri giren Makarov.

-Limanın yarısını yaktığınız yetmedi bir de lokanta mı yaktınız?

dedi öfkeden titreyen bir halde ve tekrar o dev gibi haline dönüştü.

-Siz beni öldürmeye mi çalışıyorsunuz?Siz öldüremesiniz de baş belası konsey bu yakıp yıktıklarınız yüzünden öldürecek!

Kalabalığın aarasından gizli gizli sıyrılıp laçmaya çalışan Natsu'yu Makarov'un uzayan eli yakaladı.

-Bir yere mi gidiyordun Natsu?

Bu Makarov'un büyüsü aynı arkadaşı Choji'nin vücut genişletme büyüsüne benziyordu.

ve Usta Natsu'yu sertçe yer çarptı.

-Senin olayına gelince Naruto…Anlattığın hikaye çok ilginç… Her ne kadar gözün içine çekme olayını anlamasam da o anlattığın öteki boyuttan buraya nasıl geçtiğin ile ilgili bir teorim var.

…Bar masasının üzerine çıkar…

-O adamın sizi gönderdiği boyut bu dünya ile sizinki arasındaki altenatif bir boyut olabilir ve bu boyut sizin evreninz ve ya bizimki kadar stabil,yani dengeli bir yer olmadığı için yaptığınız güçlü saldırılar iki boyut arasındaki duvarları yıkmış olmalı.

dediğin ''arkadaşına'' gelirsek o da muhtemelen bu dünyaya aynı senin gibi gelmiş olmalı.Ama nerede olabileceği hakkında hiçbir fikrim ilerleyen günlerde Lonca başkanları geleneksel toplantımız var istersen oraya gittiğimde böyle bir olaya şahit olmuşlar mı diye sorabilirim.

Her ne kadar bu açıklama Naruto'nun pek bir işine yaramamış olsa da Makarov'un yardım etmeye çalışması onu sevindirmişti.

-Teşekkür ederim Büyük baba.Çok yardımı dokunurdu.

-O zaman Fairy Tail eleman alma seromonisine devaam!

dedi Makarov eline yine bir içki şişesi almıştı.

''sanırım burada içki temel bir ihtiyaç'' diye düşündü Naruto

Bu arada Lucy'nin eline Lonca arması yapılmıştı bile.

-Ee Naruto ,Konohamaru siz armayı nerenize yaptıracağınıza karar verdiniz mi?

Bu soru Naruto'nun beklemediği yerden çıkmıştı.Ona da loncaya katılma teklif edeceklerini hiç beklemiyordu.o an aynı şaşkınlığı yaşayan Konohamaru'ya baktı. onun da şaşırdığı her halinden belli oluyordu. Naruto şaşkınlığını bir hece ile belirtebildi.

-Ha?…Bir dakika bi dakka! Biz nasıl burada bir loncaya büyücü değiliz bu dünyadan bile değiliz…

-Bizce bir sorun değ ğil mi çocuklar?

dedi Makarov diğer lonca üyelerine dönerek.

-Tabi ki

demi çakıldığı yerden kalkmış olan NAtsu

Mirajane de içten gülümsemesiyle

-Bizim için önemli olan dürüst olman

-Evet

dedi Lucy de katılan bir ifade ile.

-Bana da bir içme arkadaşı lazım

dedi Cana yanındaki varili kafaya dikerken.

-Aslına bakarsanız bir kişinin katılması umurumda değil ama her neyse

dedi Gray farkında olmadan yine soyunurken.

-Gray kıyafetlerin!

Bu laflardan sonra Usta Makarov

-İşte için sıkıntı edildi….

-Reddediyorum!

Herkes Loncanın girişinde duran Kızıl saçlı kıza bakıyordu.Kızın vücudunun üst tarafında bir zırh vardı.altında ise Lucy'ninkine göre uzun da olsan diz üstü mavi bir eteği vardı. kıyafetlerini botları ile tamamlamıştı.Ve daha da ilginci çok büyük bir boynuzu sanki hiçbir şeymişçesine taşıyordu.

-Erza?

herkes adı Erza olan o sert görünümlü kıza bakıyordu.

Erza taşıdığı o koca boynuzu loncanın ortasına bıraktı ve Lucy Naruto ve Konohamaru'nun etrafında toplanmış olan kalabalığa doğru ilerledi.

-Ah Erza demek döndün

dedi Makarov sanki az önce hiçbir şey olmamış gibi.

-Usta konuşmamız gerek.

-Tabi konuşalım.

-Yalnız.

-Buradada konuşabiliriz istersen

-Lütfen!

bu hiç öyle normal bir lütfen değildi insanın kanını donduran bir bakış ile birlikte gelen bu 'lütfen' Makarov'u ikna etmişe benziyordu

-Tamam hadi gel odama geçelim.

Erza , Naruto'ya kötü bir bakış attıktan sonra Makarov'un arkasından çıktı gitti.

-Bunun nesi var böyle?

dedi Natsu hiçbir şey anlamamış bir şekilde .

-O kız kimdi ki?

dedi aklında tek bir görüntü vardı Erza'nın ona olan en son bakışı…Ona eski günlerini hatırlatmıştı..

Küçük yaşta atıldığı yetimhanenin müdürünün,sokaklarda dolaşırken ona bakma cesaretini gösteren köy çoğu yüzüne bile bakmıyordu.

İşte,işte bubakış o bakıştı.

-Naruto,Naruto dinliyor musun?

-Ha?Pardon bir şey düşünü diyordunuz?

-O kızın adı Erza. Fairy Tail'in en güçlü kadın büyücüsü.Ve en korkutucu büyücülerden bir tanesi .Ama onu bir gün yeneceğim Erzaa!

dedi Natsu ağzından alevler püskürtürken.

-Bırak etrafına ateş püskürtmeyi alev kafa!

-Kes sesini be çıplak buz makinası!

-Aslıl sen kes sesini sıcak pembe saçlı pislik!

-Sus be! Bay soğuk boxer!

-Onlar iyi olacaklar mı

demi Lucy ikisine bakarak.

-Onlar hep böyledir çocukluklarından beri hep kavga ederler.

Usta ile birlikte tekrar gelen Erza...

-Kesin şu kavgayı!

diyerek Natsu ile Gray'in kafalarını birbirine sertçe tokuşturarak ikisininde bir süreliğine bilinçsiz kalmasına sebep oldu.

Erza'nın yüzünde pek memnuniyetsiz bir tavır vardı.

Bu sürede düşünme fırsatı bulan Naruto ve Konohamaru...

-Büyük baba siz bir şey söylemeden şunu söylemek buralarda uzun süre kalma niyetinde değiliz.

yani o yüzden bizim için böyle önemli bir kavgaya girmene gerek teşekkür izin verirseniz gidip , geldiğim yeri incelemek ve varsa geri dönmek için bir iz bulmak istiyorum..

…..biraz önce Makarov'un odasında….

-Evet Erza ne oldu anlat bakalı bir üyenin alımına itiraz etmen pek olağan bir olay değil.

-Ustam aldığım görevden dönerken yolda pek çok dedikodu göre bir çocuk Phantom Lord Loncasına saldırmış ve…ve üyelerinin bir kısmını hiç çekinmeden öldürmüş büyük çoğunluğunu yaralamış.Daha fazla bilgi için loncaya gittiğimde sayılarındaki büyük eksikliği bana hiçbir bilgi vermediler.

-Ama içlerindeki insanlardan birini sıkıştırıp loncanın dışında sorguya çektim.

…Erza'nın sorgusu…

Phantom Lord üyelerinden biri iş ilanını alıp işe gitmek için loncadan dışarı çıkmıştı…

''işte benim şansım'' diye düşündü Erza adamın peşinden gelirken.

Adamın arkasından gizlice yaklaşıp onu bir anda bir ara sokağa çekti.

-Hey sen ne yapıyorsun.H-hey!

-Şimdi sana birkaç soru soracağı doğru cevap verirsen senin için iyi olur.Şimdi söyle bakalım size kim saldırdı?

-Bize kimse saldırmadı!

adamın bunu demesiyle adamın suratının etrafında 20 tane kılıç belirdi ve çok tehlikeli bir mesafede durdu.

-Pardon duyamadım tekrarlamak ister misin?

-T-tamam bize bir-tek bir çocuk saldırdı v-ve adamlarımızın yarısını telef çalıştık ama bu adam çok güçlüydü Element4 görevde oldukları için hiç bir şansımız bu adam hiç acımadan kılıcı ile adamlarımızı 2 parçaya ayırı kırmızısı gözleri vardı ve kılıcı da kan kırmızısına bürünmüştü.

-Sonra?

-…

-Sonra ne oldu konuşsana

-S-sonra Usta Jose odsından çıktı ve bu katili odasına konuşmaya davet ın odasına girerken bir şey daha gördü ın sırtında garip bir işaret vardı.B-Benim bildiğim bu kadar.Ş-şimdi beni bırakır mısın?

-Tabi o söylediğin garip işareti bana çizdikten sonra gidebilirsin.

Havadaki kılıçlar yerini erzanın elindeki tek bir kılıca bıraktı.Ve adam Erzanın verdiği kağıda o sembolü çizdi.

-Şimdi planladığın gibi işine gidiyorsun ve eğer yaptığımız bu 'arkadaşça' konuşmayı herhangi birine anlatı bunu yaptığına pişman ederim ve emin ol o arkadaşlarının yerinde olmak için dua edersin.Şimdi anladın mı?

-…

-Anladın mı dedim sana!

dedi elindeki kılıcı adamın şah damarına bastırarak

-A-anladım.

-Tamam gitmekte serbestsin…ve verdiğin küçük sözü unutma.

ve adam arkasına bile bakmadan koşarak uzaklaştı.

-İşte böyle usta o çocuğun yeni gelen çocukla bağlantısı olduğunu düşünüyorum.

-Hmm olabilir ama bana bir de çizdiği o amblemi gösterir misin?

Erza üzerinde çizim olan kağıdı çıkardı ve ustaya uzattı. Bu çizim bir tür yelpazaye benziyordu bu yelpaze kırmızı ve beyaz olan iki parça şeklindeydi.

-Hmm acaba neyin sömbolü bu?Bir çeşit lonca ya da aile işareti olabilir ama hiç bir anlamı da ıntılı bilgi için Levy'e de sormamız lazım belki Naruto küçük çocuk ve öteki çocuğun gelişi hakkında daha fazla bilgisi olabilir.Görevden bu aralarda gelmiş olması ğinde sorarız.

-Peki usta hala onu loncaya almakta kararlı mısınız?Sonuçta öyle bir katile 'arkadaşım' diyor ve biliyorsunuz FairyTail, loncamızın en önemli kuralı,Loncamızın temeli bu ''öldürmek yok ne pahasına olursa olsun''

-Bana bakarsan Naruto bu teklifi kabul bile etmeyecekti ışarından küçüklüğünden beri zor zamanlar geçirdiği ve hayata bir şekilde tutunduğu anlaşılı ı senin gibi hatta senden daha kötü günler bile yaşamış tahminime göre aşağı indiğimizde ayrılmayı,en azından bir süreliğine ayrılmayı arada biz de bu olayı araştırıp ona göre karar veririz.

-Siz nasıl istersiniz.

…..Şimdi Lonca Binası…..

Tamam Naruto ama önce sana bir sembol göstereceğ tanıyor musun sana sormalıyız.

ve ona sembolü gösterdi usta makarov

-B-bu olamaz b-bu Sasuke'nin Uchiha Klanının işareti…