Lily hızla merdivenlerden aşağı inmeye başladı, mutsuzdu, sinirliydi ve ne yazık ki önüne bakmıyordu…

"Aaah!"

Kafa kafaya çarpıştığı kişiye bakmak için gözlerini kaldırdı, Slytherinlerden Severus Snape'ti bu, acıyla başını tutuyordu. Elini tam kaşının üstüne bastırmıştı. "Çok özür dilerim." Diye mırıldandı Lily. "İyi misin?" Snape acıyla başını onaylarcasına salladı, yere düşen kitaplarını toplamak için eğildi, ama görünüşe göre gözünü açabilecek durumda değildi. "Gel, seni Hastane Kanadı'na götürmemiz gerekiyor."dedi, Snape "Olmaz… Biçim Değiştirme'ye gitmem lazım…" dedi dişlerini sıkarak. "Önemli değil, Mc Gonnagal'a söylerim… Hadi!" Snape'i kolundan tuttu ve kaldırdı, aslında bu kadar barışçıl olmasına şaşmadığı söylenemezdi çünkü Snape normalde bir bulanığın ona dokunmasına izin vermezdi.

Hastane Kanadı'na gelince, Snape'i içeri soktu. "Madam Pomfrey" diye seslendi içeri, Madam Pomfrey koşar adam içeri girdi. "Gene ne oldu? Ah, otur bakalım. Elini kaldır, neymiş bir bakalım." Snape elini çekti, Lily derin bir yara gördü, alnının yarısı kan olmuştu. Başını çevirdi, ona nasıl bir şey olmamıştı acaba? Herhalde Snape merdivenlerden düşmüştü ona çarpınca… "Burada bekle ve gözünü açma, hemen döneceğim." Dedi Madam Pomfrey ofisine girerek.

Lily rahatsızca ayağını yere sürüdü, burada böyle beklemek çok rahatsız ediciydi. "Sağol." Diye mırıldandı Snape. "Önemli değil." Dedi Lily. "Ben... hm derse gitsem iyi olacak." Çantasını omzuna taktı ve Snape'in İksir ve Biçim Değiştirme kitabını sargılarla dolu masanın kenarına iliştirdi. "Kitaplarını buraya bıraktım." Dedi. O sırada Madam Pomfrey yeniden içeri girdi.

"Gidiyor musun? Dur bakalım. Nasıl oldu bu?" dedi Lily'ye sorgularcasına bakarak. "Çarpıştık." Dedi Lily kısaca. "Sende hiçbir hasar yok… İlginç" diye mırıldandı Madam Pomfrey. "Yalnız… Aklapakla!" Lily, üstünden büyük bir yük kalkmışçasına temizlendiğini hissetti, anlaşılan gömleği kan olmuştu. "Neyse, önemli bir şey değil… hele bir Quidditch sezonu açılsın, bunlardan dakikada bir görmeye başlayacağım, eh her yıl alışık olduğum şey, ama niye bu denli tehlikeliyken hala oyunu oynamayı sürdürüyorlar anlamıyorum…" Konuşurken çabuk hareketlerle Snape'in kafasına sarı, pek bir iğrenç görünümlü bir iksir sürdü, Snape yüzünü buruşturdu, anlaşılan bayağı acıtıyordu. Ancak birkaç saniyede yara gözle görülür şekilde kapandı. "Eh, ben gideyim." Dedi Lily Madam Pomfrey'in sözünü keserek. "Arkadaşına yardım eder misin? Kafaya alınan darbeler ciddi olabilir, biliyorsun. Veya biliyor musun? Bugünlerde gençlere hiçbir şey öğret…" "Ona yardım ederim." Dedi Lily, zoraki bir gülümsemeyle. Snape gözlerini açtı. Bir an şok ifadesiyle kalakaldı. "Evans?" Lily bir gülümseme yapıştırdı yüzüne. "Kalk, ders başladı." Snape yerinden kalktı, kitaplarını aldı. "Ben kendim giderim." Diyerek Lily'nin kolunu reddetti, ancak üçüncü adımda tökezleyerek yine yere düştü.

"Yardım etsene!" dedi Madam Pomfrey tiz bir sesle, Lily koşup Snape'i kaldırdı. "Hadi" Snape bu sefer kolunu itmedi ama oldukça zoraki tutunduğu su götürmezdi. Hastane Kanadı'nın kapısından çıkar çıkmaz da Lİly'nin kolunu itti. "Ben giderim." Dedi bir an için duvara tutunarak. "İyi." Dedi Lily, yanında yürüyerek. "Benim de Biçim Değiştirmem var." Snape etrafa sinirli bir bakış attı, sonra yürümeye devam etti. Lily hızla yürüyüp gitmek istese de bir yanı Snape'e acımadan edemiyordu, çünkü… belki de Potter'ın sürekli onunla uğraşmasından dolayı… ona bir sempati duyuyordu, her ne kadar alçak ve sinsi olsa da.

Biçim Değiştirme sınıfının önüne geldiler, Lily içeri girdi, hemen arkasından da Snape. "Geç kaldınız, Bayan Evans, Bay Snape. Gryffindor ve Slytherin'den beşer puan." Dedi Mc Gonnagal. Lily onunla tartışılmayacağını çoktan öğrenmişti, hemen yürüyüp Harpy'nin yanına oturdu. Harpy önündeki parşömene Neredeydin? Shelly çekip gittiğini söyledi. Potter'a sinirlenmişsin. Diye karaladı. Lily Snape'i hastane kanadına götürdüm diye cevp yazdı. İyi misin? Yazdı Harpy, Lily'ye dönerek. Lily onaylarcasına başını salladı. Mc Gonnagal "Bayan White! Bayan Evans! Gryffindor'dan 5 puan!Dikkatinizi dersten ayırmayın!" diye havladı huysuzca. Lily gözlerini devirdi, daha ilk günden 10 puan sildirmeyi başarmıştı.

Yarım saat sonra, değişim büyülerinin ilk aşamasını tamamlamış olarak (eh, esasında yalnız Potter ve Harpy başarabilmişti büyüyü, Lily o kadar sinirliydi ki, ek ödev almıştı) eşyalarını toplamaya başladılar. Lily her yana saçılmış tüyleri sinirle yok etmeye başladı, Harpy'nin mürekkep şişesini en yavaş hızda kapatmasını izlerken "Biraz hızlanabilir misin?" dedi kızgınlıkla. "Sakin ol."dedi Harpy, mürekkep şişesini ve parşömenlerini çantasına atarak. "Tamam, gidelim." Sınıftan dışarı çıkıp bir öğrenci sürüsünün arasına daldılar. "Şimdi nereye?" diye sordu Harpy ders programını çıkararak. "Beniiim… Bitkibilim'e gitmem gerekiyor anlaşılan." "Benim de. Bitkilerle aram iyi olsa bari. Ah, nefret ediyorum." "Tüm dersleri almak zorunda değilsin Lils. Biraz rahatla. Bitkibilim istemiyorsan alma, niye kendini zorluyorsun ki?" "Yararlı olabilir." Dedi Lily, bu konudan sıkılmışcasına. Dış kapıdan bahçeye çıktılar. "Hey Harpy!" diye bir ses geldi arkalarından. Ha-ri-ka. Black.

"Hey selam Lily." Dedi Black, Harpy'yi öperek. Daha bir dakika önce görüşmemişler miydi zaten neden her görüşte öpüşmeleri gerekiyordu?! Lily bıkkınlıkla başını çevirdi. "Naber? James'in saçlarını kafasına öyle bir yapıştırmışsın ki, Hastane Kanadı'na gitmesi gerekti. İyi lanet, bana da öğret." "Bu uyaklı oldu Patiayak." Dedi bir ses. "İddiayı kaybettin." Remus yanlarunda belirmişti, yine alabildiğine solgundu, zor bi dolunay geçirmiş olmalıydı. "Nasılsın Remus?" dedi Lily onun yanında yürüyerek. "İdare eder. Sen?" "Berbat bir ilk gün geçiriyorum." Remus sakince gülümsedi. "Yarın daha iyi olacaktır. James'in saçlarını yapıştırmışsın." Sırıttı. "İyi bir yapıştırma laneti." "Sağol" diye mırıldandı Lily.