Peter oflayarak bir elini tuttu, diğeriyle eşyalarını almaya çalıştı. "Bırak – ben getiririm" dedi Remus. "Sağol – AAH" dedi Peter, eli orta boy bir tava boyutuna gelmişti. Sprout asasını salladı. "Şişmeyi durdurmalı. İşin bittikten sonra gelip benden ek ödev al Pettigrew," dedi seranın diğer ucuna yürürken. "Hayret bir şey" dedi James nefesinin altından. "Elin kopsa da kurtulamıyorsun ödevden."
Peter dışarı çıkarken Harpy koşarak içeriye girdi, Sprout'un arkasının dönük olmasından yararlanarak Peter'ın boşalan yerine, James ve Remus'un arasına oturdu. "Çaktırmayın" diye fısıldadı. "Iı Harpy? Az önce Kılkuyruk burada resmen olay çıkardı, varlığının fark edilmeyeceği bir durum değil," dedi James sandalyesinde ona dönerek. Yartasını iki eliyle adeta bi kedi yavrusunu tutar gibi tutmuştu. "Ayrıca hiçbir şeyin yok ve Peter'ın Yartası önünde." "Farkındayım ama bir derse daha geç kalırsam ceza falan alıcam herhalde! Ceza!" dedi Harpy seranın bir köşesinde duran Yartasına bakarak. "Ceza mı?" dedi James. "Bak hiç başıma gelmediği için bilemem tabi." "Ben Sınıf Başkanı'yım ama.. Off gidip şunu almam lazım" dedi Harpy köşeye bakarak. Sprout bir köşede bir şeylerle uğraşıyordu, Harpy kutuların durduğu yere gitti.
"Patiayak fena vurdu Harpy'yi" dedi James kıkırdayarak. "Hem de o bir sınıf başkanı. Gerçi sen de öylesin ama.. Aylak hala söylemecek misin?"
"Hayır" dedi Remus.
James sinirle önüne döndü.
Lily Harpy'nin koşarak sınıfa girmesini ve Potterla Remus arasına oturmasını izledi. Remus dersin başından beri kendisine bakmamıştı sanki, adeta önündeki salak yaratığa aşık olmuştu. Çok büyük bir hata mıydı acaba bu? Hayatında ilk defa bir risk almıştı, ya şimdi Remus yüzüne bakmazsa.. Ama Remus böyle bir şey yapmazdı, Potter değildi sonuçta.
"Harpy iyice şaşırdı," dedi Shelly Harpy kutulara doğru koşarken. Sınıfın yarısı işini bırakmış ona bakıyordu.
"Evet bir aydır derse vaktinde geldiği yok," dedi Lily. Shelly kafasını salladı. "Bir aydır benim de onu gördüğüm yok. Seni de aslında." Lily'ye döndü. "Bu akşam bir şeyler yapmalıyız, ama üçümüz!" "Bu akşam olmaz," dedi Lily çabucak, "ama kesinlikle yapmalıyız." "Bu akşam ne işin var?" dedi Shelly. "Astronomi yarın değil miydi?"
Evet çünkü Lily Evans sadece derslerle meşgul olabilir, diye düşündü Lily kızarak. "Hayır.. Kütüphaneye gitmem lazım," dedi. "Her gece oradasın zaten sanırım Lily. O zaman.. yarın akşam Rexleyim ama haftasonu ya da sonraki hafta.. eskisi gibi."
"Sessiz ve çabuk kızlar." Dedi Sprout önlerinden geçerken. "Bu arada Bayan White nerelerde?"
"Tam karşıda Profesör" dedi Shelly, Harpy sanki dersin başından beriymiş gibi Yartasıyla uğraşıyordu. Sprout kaşlarını kaldırdı. "Pettigrew değil miydi oradaki?" "Onun iki yanıydı Profesör," dedi Lily çabucak. "Hmmm," diye mırıldandı Sprout. "Haydi çalışın bakalım. Bayan Evans sizinki hala aç gözüküyor bu arada." Masasına doğru ilerledi.
"Ucuz atlattık" dedi Lily. "Ucuz atlattı" dedi Shelly Harpy'yi kastederek. Lily karşı masaya baktı. Remus hala ona bakmıyordu.
Saat ona gelirken Lily kütüphanede eski bir İksir kitabını okuyordu, ama okuduğundan pek bir şey anladığı söylenemezdi. Shelly'ye kütüphanede olacağını söylediği için ne ortak salona ne de yatakhaneye gidebilmişti, akşam yemeğinden sonra (Remus yoktu) hemen buraya gelmişti.
Acaba gitmeli miydi? Çok da garip bir şey sormamıştı şimdi.. Arkadaşça bir piknik. Hadi tamam belki çok arkadaşça değildi.. Hiç mi flört edemiyordu acaba, Remus'u korkutmuş muydu..
"Lily!" Harpy gelip yanına oturdu, elinde bir Bitkibilim kitabı vardı.
"aa selam. Burada napıyorsun?" diye fısıldadı Lily Madam Pince'i sinirlendirmemek için.
"Sprout. Geç geldiğimi fark etmemiş ama Yartam hala büyümediği için bana bir ek ödev verdi.. İlk defa bitkibilim'den ek ödev aldım" dedi hayal kırıklığıyla. "Sanırım Sirius sandığımdan çok vaktimi alıyor.. Ama o kadar maceracı ki Lily, inanamazsın. Geçen gece beni Astronomi Kulesi'ne çıkardı, inanılmaz gizli geçitler var okulda.. Asla bilmiyordum."
Lily zorla gülümsedi "Ee şimdi nerede Sirius?"
"Hepsi Peter'ı ziyaret ediyorlar, Madam Pomfrey gece kalması gerektiğini söylemiş, sanırım etkisi gittikçe artıyormuş zehrin, hastane kanadına gittiğinde koluna yayılmış."
Lily dalgınca başını salladı. Harpy "Kütüphane kapanmadan şu kitabı alayım. Pince yakında kapanma saatini erkene çekecekmiş duydun mu? 8 filan" dedi Madam Pince'in masasına giderken. Lily iç çekerek kitabını kapattı ve eşyalarını toplayarak Harpy'yi beklemeye kapının önüne çıktı.
"O el nasıl inecek bilmiyorum.. Asıl Peter'a yazık. Hem de sol eli."
"Geçen sene bana da böyle bir şey olmuştu hatırlıyor musunuz? Gece Hogsmeade'da garip bir şey fırlayıp ısırmıştı, baya bayılmıştım. İyi ki Madam Pomfrey nerede noluyor diye sormuyor."
"Hahaha ama sormuştu aslında Patiayak. Sen bayıldığın için tüm mazeretleri ben uydurdum – tabi ki arkadaşın bu konuda çok başarılı!"
Potter'ın kendini beğenmiş sesi gittikçe yaklaşıyordu. Tam Harpy dışarı çıkarken Sirius, Remus ve –elbette- Potter köşeyi dönerek kütüphanenin önünde belirdiler.
