"İnanmıyorum Lil! Ryan Billinger'la çıkmayı kabul ettin!"
"Yeter Kathy! Aynı şeyi tekrarlayıp duruyorsun yemekten beri. Evet, kabul ettim. Ne olmuş?"
"Yani senin ondan hoşlandığını bilmiyordum Lil. O yüzden şaşırdım birazcık!"
"Zaten hoşlandığımı kim söyledi ki" diye mırıldanarak kendini yatağına attı Lily. Kızlar akşamdan beri bu konuyu konuşuyorlardı ve artık Lily sıkılmaya başlamıştı.
"O zaman niye kabul ettin Lil. Yarın ne yapmayı düşünüyorsun?" diye sordu Jen Lily'nin yatağının kenarına otururken.
Yüzünde ciddi bir ifadeyle "Evet Lily, seni Madam Puddifoot'a götürecek. Bunu biliyorsun değil mi?" diyerek yatağın diğer tarafına oturdu Kathy.
Bunu duyunca Lily birden yattığı yerden doğruldu. "Öyle bir şey olmayacak Kath! Iyyy!" Yüzünü buruşturdu. Bir randevuda Madam Puddifoot'un çayevine gitmek öpüşmek demekti. Tüm erkekler yeni çıkmaya başladıkları kızları Hogsmeade'de Madam Puddifoot çayevine götürürlerdi bu yüzden. Lily'de bunun olacağını biliyordu; ama Ryan Billinger'la öpüşmek en son istediği şeydi. Cidden neden orda ona evet demişti ki! Bu, Potter'ın umurunda bile olmamıştı zaten. Eskiden Ryan Lily'e yaklaşamazdı bile Potter'ın lanetleri yüzünden. Ama şimdi Lily'e çıkma teklif etmesi umurunda bile olmamıştı. Lily kendini gerçekten iğrenç hissediyordu.
"Umarım olmaz Lils. O aptal Ryan'ın sürekli ortalıkta dolanıp sana yalakalık yapmasına hep gıcık olurdum zaten!" dedi Jen hoşnutsuz bir şekilde.
"Black'de benim en sevdiğim insanlar arasında değildi Jenny ama senin için katlanıyoruz işte değil mi?" dedi Lily gözlerini devirerek. Jennifer tam cevap vermek için ağzını açmıştı ki Lily atıldı. "Her neyse! Ben yatıyorum."
Jennifer incinmiş gibi görünerek kalkıp banyoya gitti. Kathy'de kendi yatağına doğru ilerlerken Lily'e iyi geceler, dedi. Böylece Lily yatağının perdelerini çekip kendisiyle baş başa kalabildi. Arkadaşlarına hislerini anlatmayı istiyordu. James'e karşı beslediği ve kendisinin de anlam veremediği duyguları… Ama sanki bunlar ağzından çıktığı anda daha somut olacaktı. Sadece bir düşünceyken bile yeterince acı veriyorlardı ve bunların "gerçek" olmasını istemiyordu. İçini çekerek gözlerini kapattı ve asla yarın olmamasını diledi.
