BÖLÜM 13 - 14

Rachel için büyük gün yaklaşıyordu hem kotrole gidicekti hem de test sonuçları çıkıcaktı. 10 gündür
resmen içi içini yemişti. Hele de dün gece gözüne uyku girmemişti. Korkuyordu hem de çok fazla
ilk defa bu kadar korktuğunu biliyordu. Kendi için değil bebeği için korkuyordu. O içindeki küçük
can için korkuyordu. Her gün bebeğinin hareket etmesi için dua ediyordu çünkü en küçük bir hareket
bile onun yaşadığı anlamına geliyordu. Annelik dedikleri bu olsa gerekti işte o an da kafası karışmaya
başlıyordu annesi onu nasıl bunca sene görmemişti. Rachel bebeği için canını bile verebilirdi.

Rachel'ın hamileliği boyunca garip özellikleride çıkmıştı. Hiç tatlı sevmezdi ama deli gibi çikolata
yiyordu. Özellikle yeşil zeytinden nefret ederdi ama deli gibi yeşil zeytin tüketiyordu. Hatta Quinn
ve Jesse çocuk yeşil doğacak diye Rachel'la dalga geçiyorlardı.

-

Son 2- 3 gündür Quinn ve Mercedes Rachel'ın durgunluğunu farketmiş olucaklar ki onu teselli etmeye
sakinleştirmeye çalışıyorlardı , test mevzusu hakkında. Doktora bugün Mercedes, Quinn, Sam ve Jesse
de geliyorlardı. Rachel'ı yalnız bırakmak istemiyorladı zaten yeterince gergindi.


M: Rach canım biz hazırız hadi çıkalım

R: Geldim haydi hazırım çıkalım.


Hastahane:::...

Dr.: Hoşgeldin Rachel ilk önce ultrasonla bakalım test sonuçları geldi ona göre sonra konuşalım.

R: Peki ama kötü birşey yok değil mi?

Dr.: Uzan şuraya bakalım sonra konuşuruz .

Rachel ultrasondan bebeğinin görüntüsüne bakıyordu. Kalp atışlarının duyulması ile Rachel
biraz daha olsun rahatladı çünkü bebeği iyiydi.

Dr.: Evet bebeğimiz 500 gr geçti artık. Görüyor musun kaşları belirmeye başlamış

R: Kaşları mı?

Dr.: Evet 22 haftayı geçtik artık.

R: İyi mi peki?

Dr.: Korkma anormal birşey gözükmüyor. Toparlanda test sonuçları hakkında konuşalım.

Rachel toparlanıp doktorun masasının olduğu yere gidip masanın önündeki koltuğa oturdu. Elini karnının
üzerinde sanki bebeğini korurcasına duruyordu. İçi, kalbi bir garipti korkuyordu.

Dr.: Evet Rachel gelelim test sonuçlarına Tromboz denen bir hastalığın var ve şuan hamile olduğun
için tedavi edemiyoruz. Kısıca hastalığı anlatıyım kanın damarda pıhtılaşması. Hamileliğinle birlikte
ortaya çıkmış gibi gözüküyor. Üzgünüm ki şunu söylemem gerek düşük ihtimalin çok fazla ve doğum
anında bir aksilikte seni kaybedebiliriz bu pıhtının kalbe gitmesi sonucu. Bu kadar zaman sonra
söylemek bir işkence gibi biliyorum ama istersen yani kabul edersen bu gebeliği sonlandırmalıyız.
Sonuçta bir kere daha hamile kalabilirsin yapıcağımız iğneler ile tedavi edebiliriz bunu 2. hamileliğine
sorun yaşamazsın.

Rachel o an şok olmuştu gebeliği sonlandırma kelimeleri kafasında dönüyordu. Sonlandırmak!
Söylenildiği kadar basitmiydi? Sonn... Bebeğinin sonuydu bu! Rachel sonunda kendini toparlayıp
konuşmaya çalıştı.

R: Peki b-bu bebeğime zarar verir mi doğduğu anda?

Dr.: Dediğim gibi düşük ihtimalin var eğer yapmazsan ve doğarsa hiç bir sorun olmaz az önce
gösterdiğim gibi gelişimi normal düzeyde. Ama doğum sırasında senin için aksilik çıkarsa senin
için kesin konuşamıcam.

R: Düşük olmazsa sağlıklı doğucak yani bunu demek istiyorsunuz.

Dr.: Evet ama Rachel senin için de endişelenmemiz gerek yani doğumda neler olur bilemiyoruz ve
kanama riskin çok yüksek.

R: Bu kadar zaman bu çocuğu taşıdım olmaz istemiyorum aldırmıcam kıyamam bu bebeğe.

Dr.: Anlıyorum annelik iç güdüsü ama senin sağlığında tehlikede

R: Umrumda değil bu çocuğu doğurucam.

Dr.: Peki Rachel ben sana riskleri ve olabilecekleri anlattım. O zaman düşük ihtimaline karşı önlem
almamız gerekicek. Beslenmene zaten dikkat ediyorsundur ama abur cubur kesinlikle yok.
Hareket konusuna gelince her boş bulduğun yerde uzanıp dinleniceksin hatta 8 aydan sonra hiç
yerinden kalkmıcaksın. Çalıştığını ve paraya ihtiyacın olduğunu söylemiştin ama işi bırak hemen.

R: İşim şarkı söylemekti. 1 saate düşürsem programımı olmaz mı?

Dr.: Oturarak söylemen şartıyla 1 saat olabilir ama dediğim gibi 8. aya varmadan bırakıcaksın.

R: Peki uyarım hepsine.

Dr.: Rachel bu işin şakası yok eğer doğurmak istiyorsan kendine çok dikkat etmen gerek ve bundan
böyle 2 haftada bir olan kontrollerinin haftada 2 ye çıkartıyoruz.

R: Pekii hepsine harfiyen uyucam.

Dr.: Uysan iyi olur zaten .

R: Teşekkürler Dr. Cameron görüşmek üzere.

Dr.: Görüşürüz Rachel.

Dışarıda 4 kişi Rachel'ı bekliyordu. Rachel'ın çıkması ile bir tersliğin olduğunu anlamışlardı çünkü yüzü
bembeyazdı. Quinn koşup Rachel'ın koluna girdi duvar kenarındaki koltuğa oturttu.

Q: Ne oldu canım?

R: Düşük yapabilirmişim belki doğumda işler ters giderse ben bile-

Rachel doktorun yanında zorla kendini tutmuştu ama hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Mercedes Rachel'ın elini
tuttu.

Q: Canım doktor ne dedi tedavisi felan yok mu bunun?

R: Hamileyken olmuyormuş. Gebeliği sonlandıralım dedi. Sonladırmak ne demek Quinn bebeğimi
öldürmem için benden izin istedi. Hangi anne bebeğini öldürür.

Q: Canım senin sağlığın için demiş bunu. Sen ne karar verdin iyice düşündün mü?

R: Bunun düşünülcek veya karar verilecek bi tarafı yok bu kızı doğurucam ne pahasına olursa olsun.
Benden bebeğimi öldürmemi isteyemez.

Q: Tamam Rach sakin ol. Sana da bebeğine de birşey olmucak herşey güzel olucak.

Rachel kendini çaresiz hissediyordu. Kimsesi yoktu bu işin altından kalkmasına yardımcı. Bebeğini
onun meleğini ondan almak istiyorlardı. Ne pahasına olursa olsun doğurucaktı bu kızı, onun meleğiydi
o.

Rachel'lar eve vardığında Rachel yorgun olduğunu söyleyip odasına çekildi. Yatağının üzerine oturdu
ve geçen haftalarda aldığı bebek kıyafetlerine baktı. Kızının bu kıyafetleri giymesini, yaşamasını istiyordu.
Günlüğünü çıkardı hergün yaptığı gibi günlüğünü yazmaya koyuldu.

Meleğimm, bitanem, canım benim;

Bugün çok kötü bir haber aldım. Seni benden almak istediler. Senin kokunu duyamadan , sana
dokunamadan seni benden almaya kalktılar! Ama korkma bitanem buna asla izin vermem, veremem!
Sen benim bir parçamsın sana nasıl yaparım böyle birşey. Güçlü olmak zorundayız meleğim. Dayan
güzel kızım bu zamana kadar ne zorlukları atlattık. Yalnızdık ve yine yalnız başarıcaz bu işi, başarmak
zorundayız. Biliyorum babana ihtiyaç duyuyorsun canım bende yanımızda olsun isterdim ama
yalnızız ve başarıcaz bunu. Sen doğduğun zaman kucağıma alıp seni dünyanın en güzel bebeği
demek istiyorum. Sen de en az benim kadar doğmanı istiyorsun meleğim biliyorum az kaldı bitanem
az kaldı 3 ay sonra birlikte olucaz. Sana o kadar güzel kıyafetler aldım ki seni onların içinde görmek için
can atıyorum. Dayan meleğim dayan az kaldı atlatıcaz bunları.

Seni daima seven annen

Rachel günlüğünü yazmayı bitirdi ve balkona çıktı. Sokaktan geçen insan manzaralarına bakıyordu. En
kötüsü için bile hayat yazılmıştı ve vardı. Dua etmeye başladı kızı için bir yaşam diledi. Onun doğması için
dua ediyordu.

-


Finn ve Puck evlerinde oturmuş amaçsızca kanallar gezip TV izliyorlardı. Artık izlemekten sıkılıp
Finn kalkıp kapattı TV yi.

P: Niye kapattın şimdi izliyorduk ne güzel

F: Sıkıldım artık hep aynı saçmalıklar.

P: Ne zamandan beri bu kadar entel oldun ha beğenmiyorsun programları NY değiştirdi seni.

F: Saçmalama ya sadece düşünüyordum . Beni 2-3 defa gizliden bir numara arıyor ve cevap vermiyor çok
kafama takıldı.

P: Hmm düşünelim. Belki gizli bir hayranın, belki karşı apartmandan seni gözetleyen küçük kız.

F: Karşı apartmandan beni mi gözetliyor?

P: Dostum bunun farkına varamadın mı 15 yaşındaki o kız hergün seni görmeye cama yapışıyr. Odanın
perdelerini kapatsan iyi olur.

F: Hiç haberim yoktu öyle yaparım.

P: Ya da dur belki Berry'dir ha?

F: Rachel... hiç aklıma gelmemişti.

P: Moronsun sen dostum. Rachel sana aşık değil mi ve sen ona resti çekmedin mi belki cesaret edemiyordur
senin karşına çıkmaya.

F: Öyle mi dersin?

P: Öylede olablir bi daha ararsa Rachel de bakalım oysa ya konuşr ya da kapar telefonu bi daha da aramaz.

F: Olabilir öyle yapıyım bi dahakine.

-

Rachel'ın günü o kadar kötü geçiyordu ki. Kızlar yatmıştı artık Rachel'ı da uyuyor biliyorlardı. Bebeği
için çok endişeliydi. Balkonda oturup etrafı izlemeye devam etti. Bu gün hiç olmadığı kadar Finn'e
ihtiyaç duymuştu. Peki bebeği söylemelimiydi , ya birşey olursa doğumda kim bakardı kızına?
Telefonu eline aldı ezberden yine aynı numaraları çevirdi. Telefon çalıyordu, her çalmada kızı
tekme atıyordu. Bebeğide biliyordu kimi aradığını.,


- Aloo, aloo kimsiniz?

- heyy kaçtır arıyorsun cevap versene

-Rach sen misin?

Rachel o an telefonu kapattı. Finn o olduğunu anlamıştı. Kalbi yerinden çıkıcaktı neredeyse.
Finn'in sesini duymak yetmezmişcesine Finn ona aylardan beri ilk defa 'Rach' demişti. Onu
o kadar özlemişti ki en zor gününde tek başınaydı. Finn'e ihtiyacı vardı. Gözlerini kapattı
ve Finn'in yanında olduğu hayal etti ve şarkısını söylemeye başladı.

Sana ihtiyacım olduğunda
Sadece gözlerimi kaparım ve seninleyim
Ve bütün bunlar sana vermeyi istediğimdir
bu sadece kalbi dövmek

Aşka ihtiyacım olduğunda
Dışarıda ellerimi beklerim ve aşka dokunurum
Çok fazla aşk olduğunu asla bilmedim
sıcak gün ve gece beni saklıyor

Aramızdaki boş yerin milim milim
Telefon gülüşünün yerini alamaz
Fakat biliyorsun sonsuza kadar seyahat etmeyeceğim
Dışarısı soğuk, fakat bekle ve yaptığım gibi yap

Sana ihtiyacım olduğunda
Sadece gözlerimi kaparım ve seninleyim
Ve bütün bunlar sana vermeyi istediğimdir
bu sadece kalbi dövmek

Yol sürücün olduğunda bu kolay değildir
Tatlım, taşıdığımız yük ağır
Fakat biliyorsun hayat zamanında seyahat etmeyeceğim
Dışarısı soğuk, fakat bekle ve yaptığım gibi yap
Sana ihtiyacım olduğunda

Aşka ihtiyacım olduğunda
Dışarıda ellerimi beklerim ve aşka dokunurum
Çok fazla aşk olduğunu asla bilmedim
Sıcak gün ve gece beni saklıyor

Sana ihtiyacım olduğunda
Sadece gözlerimi kaparım ve seninleyim
Ve bütün bunlar sana vermeyi istediğimdir
Bu sadece kalbi dövmek

- Sana hiç olmadığım kadar ihtiyacım var Finn!

Bölüm 14 şarkıları;

Celine Dion - When I need you