BÖLÜM 26

Finn ne yapacağını bilemez haldeydi. Rachel panik halindeydi ama Finn ondan da
panikti.

F: Ne yapıcaz şimdi ?

R: Quinnn... Quinn'i bul banaaaaaaaaaaaaaa! ( Rachel acı içinde bağırıyordu)

Finn hemen restoranın bi ucuna koştu Quinn ve diğerleri bile birlikte geri döndü.

Q: Ne oldu tatlım ?

R: Suyum geldi Quinn !

Q: İyi de doğuma daha 2 ay var erken değil mi!

F: Ne demek daha iki ay var !

R: Tartışmanızı böldüm biraz ama doğuruyorum ben buradaa!

J: Benim arabam otoparkta çıkartıp geliyorum hemen.

F: Olmaz olmaz o kadar vaktimiz yok taksi çevirmek daha kolay.

Q: Finn haklı.

Rachel'ın o sırada attığı çığlık bütün salonu inletti.

F: Tamam canım gidiyoruz şimdi dayan biraz.

R: Ko-laysa gel kendin doğurrrrrrrrrr!

Q: Rachel yogada ne dediler derin derin nefes al derin derin.

Finn o sırada Rachel'ı kucakladı kapıya doğru yöneldiler.

F: Sakin Rach bak kızımız geliyor herşey iyi olucak.

R: Ne sakini ya erken doğum yapıyorum şurada dediğin lafa bakk!

Quinn hemen bir taksi çevirdi. Quinn arkaya oturdu ve Finn Rachel'ı ona yaslanacak
biçimde arkaya oturtup ön koltuğa geçti.

R: Quinn doktoru aramalısın.

Q: Hemen canım hemen arıyorum.

F: Derin derin nefes al Rach!

R: Senden nefret ediyorum Finn Hudsonnnnnnnnnnn! Senin yüzünden bu haldeyim!

Q: Finn dediklerinin hepsi acısını bastırmak için alınma yani.

R: Sakınnnnn sakınnnn bir daha 1 metreden daha yakınıma yaklaşmaaaaaa! Annecim
yaaaaaaa!

Q: Canım doktoru aradım cevap vermiyor ama sekreteri hastanede olduğunu söyledi
panik yapma. Derinn nefes Rachel derinn!

Rachel derin derin nefes alıyordu ama aynı zamanda acı içinde kıvranıyordu..

Q: Kaç dakkaya indi sancıların arası?

R: 5 sanırım. Quinn dayanamıyorumm!

Q: Sakin ol neler yaptık hatırla doğumu kolaylaştırıcak demişlerdi.
Aç ayaklarını bırak yerçekimi yardım etsin sana. Şimdi ben senin sırtını ovalıcam tamam mı?

R: Tamam tamam sakin olucam tamam. Derinn derinn nefes al ver.

Q: Aynen böyle tatlım.

F: Tamam Rach gelmek üzereyiz az daha dayan.

R: Demesi kolayy bunların hepsi senin suçunnnnnn!

Q: Rachel lütfen sakin kalmaya çalış. Finn lütfen bugünlük birşey deme lütfen ya.

Taksi hızlıca yolda ilerliyordu. Finn panik halindeydi, Rachel acı içindeydi. Finn o an
kendinden nefret ediyordu. Rachel 'ın hamile kalıp acı çekmesine neden olan oydu
gibi hissediyordu.

Q: Rachel bak hastane gözüktü geldik canım geldik.

Taksi hemen hastanenin önünde durdu. Finn önden inip Rachel'ı kucaklayıp acil
kapısından içeri soktu.

F: Lütfen ilgilenicek kimse yok mu! Kız arkadaşım doğum yapıyor heyy hemşire!

Hemen Rachel için bir tekerlekli sandalye getirdiler. Rachel'ı boş odalardan birine aldılar.
Quinn ve Finn'de onunla beraber odaya girdi. Doktor koşarak odaya geldi.

Dr.: Evet Rachel seninle daha randevumuza vardı bakalım cidden doğum başlamış mı.

R: Suyum geldi sancı aralıklarıı 4 dakikanın altına indi. Aaaaaaaaaaaaaa dayanamıyorum
artıkkkk!

Dr. Rachel 'ı muayene etti.

Dr.: Evet Rachel bunca aydır beklediğimiz ana geldik. Kızın biraz sabırsız ama olsun.
Haydi doğuma alalım seni.

Rachel'ı doğumhaneye götürdüler. Finn ve Quinn de hazırlanıp doğuma girdiler.

Dr.: Evet Rachel başlıyoruz sakın ama sakın stres yapma bu kan basıncını arttırır ki
bu bizim için hiç iyi olmaz.

Rachel doğumhanede acılar içinde kıvranıyordu. Bir elinden Finn bir elinden Quinn
tutuyordu.

Dr.: Hazırsan ıkın Rachel kuvvetlice.

Rachel derin derin nefes alıp itiyordu. Canı yandıkça Finn ve Quinn'in elinden destek
alıyordu.

F: Hadi Rach kızımız gelicek bak !

R: Nefret ediyorum senden nefret, nefret!

Dr.: Rachel az daha sık dişini nelere dayandınız siz bak geliyor bebek. Daha da kuvvetlice
ıkın Rachel 10 dakkaya kızını alıcaksın kucağına.

Rachel zorluyordu kendini. Tek düşüncesi bebeğinin doğması ve yaşamasıydı.

Dr.: Kahretsin !

F: N-ne oldu ?

Dr.: Dedim ben sana bu bebeği doğurma diye. Kanaması başladı hemşire hemen kan
ayarlayalım.

F: N-ne oluyor heyy!

R: Bebeğime birşey mi oldu? Ne olur doğsun bebeğim yalvarırım.

Dr.: Bebeğine değil ama ahh Rachel dinlemedin beni kanaman başladı.

Rachel hem acı çekiyordu hem de bir yandan ağlıyordu.

R: Quinn kızım sana emanet.

Quinn'de ağlıyordu o sırada.

Q: Aptal kalk kendi kızına kendin bak.

Finn o an şaşkın durumdaydı ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.

Dr.: Evet bebeğin başı gözüküyor. Hadi Rachel az kaldı.

Tam o sırada Rachel kanaması daha da arttı.

Dr: hazırlayın kanamayı yavaşlatmamız gerek. Bir de çıkarın şu kişileri.

Hemşire Finn ve Quinn'e doğru yöneldi.

H: Lütfen çıkar mısınız?

F: İ-iyi de niye? Rachel'ı bırakamam.

H: Lütfen belki ameliyat gerekebilir lütfen zorluk çıkarmayın.

Hemşire Finn'i ve Quinn'i kapıya doğru itiyordu. Rachel acı içinde bağırıyordu. Finn
doktorun kanlı eldivenlerini gördü.

F: Olmaz yalnız bırakamam onu!

H: Lütfen!

Finn Rachel'ın elini tutuyordu ama hemşire Finn'i itiyordu. Finn ve Rachel'ın elleri birbirinden
ayrıldı.

R: Finn! Bırakma beni ne olur!

F: Rach! Buradayım canım burada seni bekliyor olucam.

Finn ve Quinn kapıdan çıktılar. Tam kapı kapanırken bir ağlama sesi duyuldu. Evet
kızı doğmuştu. Finn'in kızı doğmuştu. O ağlama seni Finn'e melodi gibi gelmişti. Kendi
kızının sesiydi bu! Rachel ve Finn'in bebeğiydi bu.

Quinn koşarak doğumhanenin önünde bekleyen Jesse'ye doğru yöneldi. Ağlıyordu.

Q: Jesse!

J: Tamam canım sakin ol. Rachel iyimi?

Q: İnat et-ti. İnatçı doğurucam dedi. Zorla zor-la dışarı çıkardılar bizi ameliyat olabilir diye
kanlar vardı her yanında Jesse!

Quinn Jesse'nin omzunda ağlıyordu. Finn hala olan şeyleri anlamakta güçlük çekiyordu.
Doğum niye bu kadar ters gitmişti ki. Neden bu kadar panik halindelerdi, anlamaya çalışıyordu.
Herkes meraklı ve endişeli bir şekilde doğumhanenin önünde bekliyordu. Finn duvara dayamış
sırtını yerde oturuyordu. Başı ellerinin arasında çaresizce bekliyordu. Quinn ağlamaya
devam ediyordu. Bir süre sonra bekleme odasına doğru biri belirdi.

Q: N-ne oldu Rachel iyi mi?

Dr.: Kendisi bu riskleri biliyordu. Bebek iyi sağlıklı ama bayan Berry çok kan kaybetti
doğum sırasında. Şuan kendisine ilaç tedavisine başladık ve kan veriyoruz ama çok
kan kaybetti iyi demek için beklememiz gerek. Kendisi şuan ameliyathanenin yoğun
bakım ünitesinde. Bebeğe gelince prematüre bir bebeğe göre gayet sağlıklı ve büyük
bir bebek kuvezde fazla bile kalmaz. Şuan temizleniyor getirirler birazdan.

Finn ağlamaya başlamıştı. Neler oluyordu, Rachel neden iyi değildi ne demekti bu !

F: Quinn ne demek bu ne demek istiyorlar! Rachel'a ne oldu?

Quinn daha da beter bir şekilde ağlamaya başladı.

J: Rachel'ın bir çeşit kan hastalığı çıktı. Düşük tehlikesi vardı ama Rachel inat etti bebeği
doğurucam diye. İşte o kan hastalığı yüzünden ...

F: Ya ne demek inat etti! Engelleyemediniz mi! Rachel'a birşey olamamalı ben onsuz
yapamam!

Finn ağlıyordu hala ve kafasını duvara vuruyordu sürekli. Belli bir süre sonra bekleme
odasında biri daha belirdi. Hemşireydi bu ve kucağında pembe bir örtü içinde küçük bir
bebek tutuyordu.

H: Evet bu küçük kızımızın babası nerde bakalım.

Finn için o an durdu. 'Babası'. Evet bu o olmalıydı. O küçük bebeğin babası Finn'di.
Finn için herşey o an bulanıklaşıyordu. Kim ne dese duymuyordu. Odada ki herkes
Finn'e doğru dönmüştü.

Q: Finn gelde bak kızına melek gibi.

Finn bilinçsizce hemşireye doğru yöneldi. Hemşirenin kucağındaki bebeğe baktı.
İnanamıyordu bu onun kızıydı. Farkında olmadan yüzünde bir gülümseme belirdi.

F: Dünyanın en güzel şeyi bu.

Q: Finn alsana kızını kucağına!

F: Düşürmeyim şimdi b-ben tutabilir miyim?

Hemşire Fİnn'in kolları arasına minik bebeği yerleştirdi.

F: Quinn bu muhteşem birşey dünyanın en güzel şeyi.

Finn mutluluktan ağlıyordu.

H: Evet bu kızın artık arkadaşlarının yanına gitmesi gerek ama siz lütfen gelip
bilgilerinin doldurulması için yardımcı olur musunuz?

F: B-ben mi?

H: Siz değil misiniz babası?

F: E-evet ben oluyorum .

Puck Finn'in omzuna elini koydu.

P: Haydi dostum kızının bilgilerini ver gel gidelim.

Puck ve Finn hemşireyi takip ettiler. Hemşire bebeklerin bulunduğu camekan odaya girerken
bir başka hemşire Finn'e doğru yöneldi.

H: Öncelikle tebrikler ama doğum belgesi için bilgilerini girmemiz gerek.

F: T-tabi.

H: Anne adı?

F: Rachel Barbra Berry

H: Baba adı?

F: Finn Christopher Hudson.

H: Evli misiniz peki?

F: H-hayır.

H: Peki bebeği vericek misiniz?

F: Tabikide hayır bebeğimizi niye verelim!

H: O zaman çocuğun soyismi olarak kimde kalıcak.

F: Şşey yani biz evlenicez zaten soyad olarak Hudson olucak.

H: Peki bebek Hudson için bir isim belirlendi mi?

F: S-sanırım hayır. Yani hiç konuşmadık.

H: Tamam o zaman belgeleri tamam tekrardan tebrikler.

Hemşire odaya girdi. Fİnn cama yapışmış bir şekilde kızını seyrediyordu. Dünyanın
en güzel şeyiydi bundan emindi. Rachel ve ona aitti bu bebek! Hemşire odaya
girdi ve üzerinde birşeyler yazılı olan kağıdı benzeri bir kelepçeyi kızının bileğine taktı.
Kağıtta 'Hudson' yazıyordu. Finn o an aşırı derecede gururlandı. Kızı duruyordu orada.

P: Dostum tamamen sana ait olduğuda tescillendi artık tebrikler.

Puck Finn'e sarıldı.

F: Sağol dostum ben bunun hala olduğuna inanamıyorum.

P: Dostum bu bebek kesin senin şuna bak acayip benziyor sana. Rachel gibi esmer
birinden süt beyazı bir bebek nasıl çıktı hayret ediyorum. Ağız burun yüz herşeyiyle
sana benziyor bu bebek.

Evet bebek gerçektende Finn'e benziyordu. Burnu, ağızı , yüz şekilleri. Bembeyaz bir
bebekti bu ve beyaz kıyafetlet içinde bir meleğe benziyordu adeta.

F: Hayır herşeyi değil. Gözleri... Gözleri aynı Rach.

Finn kızına bakıyordu. Evet herşeyiyle ona benziyor olabilirdi ama annesi gibi insanın
içini ısıtan çikolata kahvesi gözleri vardı.

O sırada Finn'in gözünden yaşlar süzülüyordu. Hala inanamıyordu olanlara. Kızı karşısında
duruyordu ve hayatının aşkı Rachel başka bir odada hayatta kalmakla uğraşıyordu.

Finn ve Puck bebeğe bakarken yanlarına Jesse ve Quinn geldi.


Q: Çok güzel birşey bu aman tanrım melek gibi şuna bak.

J: Finn bu bebek senin kopyan gibi şuna bak.

Q: Haklısın aynı Finn. Bir çocuk babasına anca bu kadar benzer.

Şu zor durumda bile kızı ona gülümsemesi için bir an yaratıyordu. Ama şuan tek
düşünebildiği Rachel'dı. Rachel'sız ne yapardı. Ona birşey olmaması için dua ediyordu.

Ertesi sabaha kadar herkes hastanede sabahlamıştı. Günün ilk ışıkları ile hastane koridorunu
aydınlatırken tek ayakta olan Finn'di. Quinn Jesse'ye yaslanmış uyuyordu. Kurt sandelyeye
kıvrılmıştı. Sam ve Mercedes kafalarını dayamışlardı birbirlerine. Puck da kafasını duvara
dayamış uyuyordu. Finn belki bir haber gelir diye gözünü bile kırpmamıştı gece
boyunca. Arada bir bebek odasına gidip kızını seyrediyordu.

Uzun bir gece olmuştu. Finn akşam annesine olan biteni anlatmıştı ve ailesi hemen
yola çıkmıştı. Artık sabah 8 e doğru hastane hareketlenmeye başlamıştı. Finn
yoğum bakım ünitesinin orada bekliyordu. İçeriye doktorun girdiğini gördü. İçi içi
yiyordu. İyi bir haber çıkması içi dua ediyordu. Doktor yoğun bakımın kapısından çıktı.

F: Affedersiniz Rachel nasıl acaba?

Dr.: Tedaviye devam ediyoruz vücudun kendini toparlamasını bekliyoruz. Kesin birşey
diyebilmem için test sonuçlarıını gelmesi gerek. Test sonuçları öğleden sonra çıkar.

F: P-peki teşekkürler.

Finn yine kafasını duvara dayamış düşünüyordu. Son 1 yılını gözden geçiriyordu.
Rachel'dan uzak günlerine mi üzülsün, hamileyken kaçırdığı günlere mi yoksa hastalığı
yüzünden ona destek olamamasına mı yansın. Çok acı çekiyordu. Rachel'a birşey
olmamalıydı. Dayanamazdı buna. Bu düşünceler kafasından geçerken koridorda
koşturan 2 kişi gördü. Bunlar annesi ve Burt'tü.

C: Finn tatlım iyi misin?

Fİnn annesine sarıldı hemen.


F: Anne Rach içerde anne yoğun bakımda hepsi benim yüzümden.

C: Heyyy heyy Finn kaldır yüzünü güçlü olmalısın hiçbirşey senin suçun değil ayrıca
Rachel iyi olucak inan bana.

Finn kafasını annesinin omzundan kaldırdı.

F: Gel sana kızımı gösteriyim.

Finn ve Carole camın gerisindeki bebekleri izliyorlardı. Finn bileğinde Hudson yazan
bebeği işaret etti. Annesi ağlamaya başladı.

F: Çok güzel değil mi?

C: Finn bu inanılmaz bir şey melek gibi. İnanamıyorum hala büyükanne oldum ben!

Carole ağlamaya devam ediyordu. Fİnn'de ağlamaya başladı.

C: Shhh! Finn yapma ama böyle senin güçlü olman gerek bak . Sen bile 19 yaşındasın
hala bana ihtiyaç duyuyorsun. O küçüüğün şuan annesine ne kadar ihtiyaç
duyduğunu düşün. Kaldır kafanı ve babası gibi davran. Kızın için güçlü ol.

F: Anne benimde Rachel'a ihtiyacım var ben onsuz yapamam ki!

C: Biliyorum canım biliyorum ama şu küçük için güçlü olmalıyız. O ne kadar savunmasız
ve ağlamıyor şuan annesi yanında değilken. O bile güçlü kalmaya çalışırken sana
böyle olmak yakışmaz oğlum. Sen artık baba oldun hem.

Finn yüzünü kaldırdı ve yüzündeki göz yaşlarını sildi.


C: Kızın aynı sana benziyor.

F: Gözlerii.. gözleri hariç gözleri aynı Rach.

C: Haklısın gözleri aynı Rachel.