Boşluk.
Sadece bu.
Gün her günkü gibi başlamıştı uyanmak,on dakika kadar ayılmak,kahvaltı,okula hazırlanmak.
Bilindik şeyler.
Peki bu Boşluğun olayı ne lan ?
Öldüm mü ?
Ya da yorganın altında kaldım ve uykusuz olduğum için fark edemiyorum.
Ellerimi kaldırdım ve yorganı itmeye çalıştım.
Ama hala dipsiz karanlık.
Bir kaç deneme sonrası korkmaya başladım.
Hassiktir lan gerçekten öldüm mü ?
Hay amk daha yapacağım onca şey var.
Kitap Yazmak,Kitap Okumak,Dizi/Filim,Amaçlarım.
Hiç biri yoktu.
Daha önce hiç bu kadar berbat hissetmemiştim.
ÖLDÜM LAN !
SİKİYİM BÖYLE OLAYI !
*************** !
**************!
"Bitti mi ?"dedi bir ses.
Sustum.
Arkamı döndüm.
Ve Hiç bir şey görmedim.
Oraya bakıyorum yok,Buraya bakıyorum yok.
"Şimdide gâyipten sesler duymaya başladım."
"Ne Gâyipi ? Yaratıcıyım ben."
Ani sese hopladı kez daha etrafa baktım ve bir kez daha bir şey göremedim.
"Boşuna arama bir görünüşüm yok."dedi ses yine.
"Nesin lan sen ?"dedim korkunun ve öfkenin verdiği bir umursamazlıkla.
"Biraz cesuruz."dedi ses biraz eğlenceyle.
"Siktirtme alaycılığını da n'oluyor söyle."dedim sinirlice.
"Ne kaba."Diye başladı ses alayla."Şuan Boşluktasın."
Kafam karışmıştı, artık daha ne kadar karışacaksa.
"Bunu anlayamadığını anlı de senin durumunda olsam böyle bir tepki verirdim."dedi ses, bu sefer daha ciddi gibiydi.
"Sen öldün."dedi basitçe.
Hiç bir şey anlamıyorum.
Neredeyim ?
Neden buradayım ?
Bu ses ne ?
"Söylediğim gibi burası boş de Yaratıcıyım."dedi ses yine birden.
"Af buyur."dedim gergince.Tüm öfke yerini korkuya bırakmıştı.
Nasıl ölmüştüm ?
Niye ölmüştüm ?
Kim öldürdü lan beni ?
Hafif kıkırdamalar duydum.
"Senin gibi nadir insanlar yeterli seviyeye geldiklerinde aniden burada belirirler."dedi ses hafifçe.
"Bana sakinleşmem için biraz zaman verir misin ? Şuan kafam çok karışık ve senin söylediklerin mümkünse daha da karıştırdı."dedim hızlıca.
"Tabi."dedi ses.
Şimdi...
Kapkaranlık bir ç bir şey hissedemiyorum ve benimle konuşan bir SES var.
En son ne yaptığımı hatırlamaya çalıştım ama bu bana şiddetli bir baş ağrısı ı neredeyse kafamı koparıp rahatlamayı düşündürdü.Ama bir süre sonra geçti, sanki hiç yokmuşcasına.
Bu arada bir şey hissede bildiğimi fark hala bir yere bastığımı bile hissedemiyordum.
"Boşuna kendine işkence etme."dedi ses.
"Ne ?"dedim şaşkınca.
"Bedenini yok ettim."dedi ses.
"Niye yaptın ki bunu ?"dedim.
"Çünkü artık ihtiyacın daha iyisini vericem."dedi ses.Şaşırdım çünkü bu sefer alaycı ya da sıkkın değildi, derin ve etkileyici idi.
Yinede tekrar öfkelenmeye başlıyordum, hiç bir şeyi anlamıyordum.
"Yeter ! Sıkıldım bundan ! Yok Boşluk muş ! Yok Yaratıcıymış ! Siktirtme belanı da açıkla her şeyi !"dedim bir çırpı şaşırdım, daha önce hiç böyle patlamamıştım. Galiba hiç bir şeyi anlamamanın verdiği öfke ve korkuydu önce hiç böyle bir şey yaşamamıştım.
"Ben Yaratıcıyım."dedi ses.
Bir an durdum "Aaaa."dedim şaşkınca "Varmıydın sen ?".Sonuçta Din yerine Mantığı tercih ederim.
Kıkırdama sesi duydum."Uzun zamandır bu kadar eğlenmemiştim."
Bir süre daha kıkırdamaya devam etti."Bak oğlum, Ben Yaratıcıyım dünyada ki tüm dinler beni, bir Yaratıcıyı gösterir."dedi ardından ciddice.
Bir an baka kaldım."Yani öldüm."dedim yavaşça.
"Evet."diye onayladı ve devam etti."Ama bazı dinlerdeki gibi iyiler cennete, kötüler cehenneme diye bir olayım yüzeysel olarak mantıklı gelse de biraz kurcalandığında oldukça saçma."
Yavaşça kafamı salladı bunun hep saçma olduğunu düşündüm.
"Ölen bedenlerinden çıkan ruhlar yeni oluşan bedenlere gönderilir, hafızalarından, becerilerinden,şahsiyetlerinden tamamen arındırılmış bir halde."diye devam etti.
"Bazı inanışlarda bu var."diye fısıldadım.
"Evet, bir kaç kişi düşünerek bunu kavrayabildi fakat bazıları da tamamen saçmaladı."diye bitirdi."Ama neyse konumuz bu değil, sen çok nadiren doğan birisin." dedi ses.
"Biraz açıklasan ?" diye rica ettim.
"Önceden bulunduğun dünya, huzura en erken eren olduğu için seçilmiş Dünyadır.Özeldir."diye başladı."Fakat diğer dünyalar bu kadar şanslı değil."
"Başka dünyalar ?"diye sordum.
"Sizin dünyanız da kurgu olarak bilinen dünyalar aslında gerçek."dedi sakince."Animeler,Mangalar,Kitaplar,İzletiler eğlence olarak yaratılan her şey."
"Ya ?" dedim hafifçe.
"Yaa." diye onayladı."Açıklayayım; bu kurguların yaratıcıları rastgele şekilde görüler gönderilen insanlar bu kurgular genelde gerçeğinin aşırı iyimser hali."
"Mesela ?" dedim söyledikleri cezbediciydi.
"Mesela; Heri Potır o dünyanın ne kadar karanlık olduğuna inan çok şaşırırsı Naruto var.Öyle güçlere sahip insanların bu kadar masum olucağına inanıyor musun gerçekten."diye devam etti."Bunların yaratıcıları tam olarak o dünyalarda göremedikleri için böyle aktardı.Tüm dünya yerine belli başlı olayları gördüler ve geri kalanı kendileri uydurdu."diye bitirdi.
"Anlıyorum, ben de hep gençlerin ilgisini çekmek için ya da kendileri çok dar görüşlü diye düşünürdüm."dedim.
"Tabi gerçeğe en yakın olanlarda ; Buz ve Ateşin Şarkısı dünyası ile hemen hemen aynı.Bir de Tokyo Gûl neredeyse aynı.Sonu hariç."dedi ses.
"Aynen öyle bir hikayeye öyle bir son saçmalıktan başka bir şey değil."dedim rahatsızca.
"Sonun öyle olması aktarıcının intihar etmesi."dedi ses.
"Harbi mi ?" dedim şaşkınca.
"Evet, aktarıcı yumuşak ve kırılgan biridir.Öyle bir dünyayı görmek onu parçalıyordu. Sonunda dayanamadı ve acısına son verdi."dedi sakince.
"Bunları niye bana anlatıyorsun ?" diye sordum.
"Söylediğim gibi yertinçin seçilmiş dünya, sende seçilmiş insansı çilmiş yertinç anlattım zaten."diye başladı."Seçilmiş insan ise diğer yertinçleri düzeltmek için o dünyaya gönderilen insandır."diye bitirdi.
"Neden beni seçtin ?" diye , pek çok kişiden daha zeki ve mantıklı olsam da öyle abartılı bir tarafım yoktu.
"Çünkü şu iyimser dünyalardan nefret ediyorsun ve sadece nasıl daha gerçekçi olacağını değil, nasıl düzeltileceğini de biliyorsun."dedi ses."Söylediğim gibi bu dünyalar gerçekten çok uzak olduğu gibi sonları mutlu olsa da tatmin edici değil."
"Evet." dedim yavaşça.
"Gerçeğe yakın olanlarda da bir tatminsizlik vardır çünkü mantıklı bir şekilde dünyalarda elbet olaylar bir kaç kişi arasında geçse de belli bir ana şahsiyet yoktur, herkesin kalbini kazanan ve herkesi kurtarmaya çalışan bir kurtarıcı yoktur."dedi ses.
"Yani benim onları düzelteceğime inanıyorsun." dedim hafifçe.
"Evet, yeterli beceri ve şahsiyete sahipsin."dedi ses derince."Fakat bu hiç de kolay olmayacak, o yertinçler oldukça yozlaşmış."dedi ses.
"Yaratıcı olduğunu sö sen yapmıyorsun ?"diye sordum.
"Evet, yaratıcıyım ama yönetici değ ı dinlerinde ifade ettiği gibi insanları çocuklarım olarak görü bu sonsuza kadar onların bokunu temizleyeceğim anlamına gelmiyor."dedi ses.
"Neden ?" diye üstüne gittim. Gerçekten neden ?
"Evet, müdahale edersem her şey düzelir ama gelişmez."dedi ses sakince."Bu aynı şu çöp eserlerdeki ezik Ana Şahsiyetin sürekli çok güçlü ve yenilmez olduğu görülen Baş Kötüyü bir anda yok etmesi gibi.Yüzeysel bakınca olması gereken gibi gözükür ama aslında sadece eser sahibinin ne kadar vasıfsız olduğunu gösterir."diye bitirdi birazcık sinirle.
"Ama bu hikayelerin gerçek olduğunu söylemiştin, eğlence ürünü değil.Sırf eğlenmek için bunu yapmadığını söyleme."dedim birazcık umutla.
"Hayır."dedi."Bu aynı bir ebeveynin reşit olmuş çocuğuna bakması gibi olurdu her dünyada ilk canlılara ne yapmaları gerektiğini ayrıntısına kadar açıkladı kaynakları, Şevkleri verdim ama bir türlü beceremediler bende bizzat müdahale etmek istemediğimden ve edemediğimden o dünyalardan bu dünyaya görüler göndermeye karar verdim."
"Neyi amaçladın ki ?" diye sordum.
"Her ne kadar dünyanın huzura en erken olduğunu söylediysem de hala gidecek çok yolunuz var ama diğer dünyalarla karşılaştırıldığında cennet denebilir."dedi ve devam etti."Eserlerin gerçekten bu kadar uzak olma sebeplerinden biri de bu, her şeyi çok iyimser yaklaşmaya meyillisiniz."bununla durdu sanki nefes almak için"Ayrıca çok da tecrübelisiniz uzun tarihiniz,sonsuz hayal gücünüz ve çok farklı şahsiyetleriniz bunlar sizi diğer herkesten daha güçlü yapıyor."diye bitirdi.
Beynim olanları o sırada işledi o sı anlattıkları ne kadar uçuk gibi gözükse de inanmaktan başka çarem yoktu, nede olsa kim bu durumda olsa mantıklı bulurdu.
"Peki ne yapmam gerekiyor ?"diye şka çarem yoktu gerçi, ayrıca istiyordum da hayatımdan ne kadar memnun olsam da daha iyi hale getirebilirdim.
"Evet, hayatın çok daha iyi olur."dedi ses.
"Ah, aklımı okuyabiliyordun değil mi ?"diye sorudan çok ifade ettim.
"Yeterli seviyedesin. Önceki hayatında ne kadar memnun olsan da zihniyetin ve şahsiyetin ile diğer dünyalarda daha iyi iş çıkarırsın.İlgi alanların ve isteklerin ile gerçekten memnun olmak istiyorsan kargaşa içindeki bir dünya lazım dünyanın huzurlu olması senin için iyi olsa da sana devasa bir de engel koyuyor."dedi uzunca."Bu kabul edilemez bir israf, senin gibi biri yeni bir düzen getirir, eskisini sürdürmez."diye bitirdi.
Yavaşça başımı salladı de hep böyle düşünürdüm, tarih sayfalarında kargaşayı bitirip düzen getirenlere gıptayla bakar, kendimi onların yerinde hayal edebilirdim zaten, benim gibi olanlar çoktan tüm düzenleri, devrimleri kısacası eğlenceli olan her şeyi yapmışlardı.Ben ise yapabileceklerimin çok az bir kısmın başarabilirdim.
"Yapman gereken ise,"diye başladı ses."seni şu muhtaç dünyalardan birinde yeniden doğmanı sağlayacağım sen de o dünyaya huzur getireceksin."dedi."Ayrıca işini kolaylaştırması için sana bir dizge vericem."dedi ses.
NE ?!
"Bağırmana gerek yoktu."dedi bıkkınca"Buna pekte ihtiyacın yok ama olabildiğince yardım etmek istiyorum."
"Cidden dizge verebilirmisin ?"dedim dizge şu oyuncu hikayelerinde olan ve aşırı işe yarayan muhteşem ş hikayeleri okuyup istememek mümkün değildi.
"Evet."diye onayladı."Şimdi artık soruların bittiyse seni göndericem."
"Başka sorum yok."dedim.O kadar heyecanlıydım ki bedenim olmasa da titrediğimi hissedebiliyordum.
"İyi şanslar."dedi ses ve her şey karardı.
