Lucius koca çirkin bir insan bedenine bürünmüş ancak gerçekte çirkin bir fareden başka bir şey olmayan ölünün bedenini ejderha derisinden yapılmış ayakkabılarıyla hafifçe dürttü. Yüzündeki tiksinmiş bir ifade vardı.
"Dobby!"
Aniden beliren evcini efendisinin önünde burnu kanlı toprağa değinceye kadar eğildi. Koca kulakları yaralıydı. Parmakları bandajlıydı. Üzerinde eskimiş, yırtık bir mendil parçasından başka birşey yoktu.
"Ayakkabım, Dobby."
Hemen mendildeki küçük bir cepten temiz bir bez çıkararak efendisine yaklaşıp ayakkabıları temizleme, parlatmaya koyuldu. Parmaklarının acımasına aldırmadan, ölü gibi sessizdi. Görülmüyor, duyulmuyor gibi... yokmuş gibi...
Malfoy Hanesine yakışır bir hizmetkar gibi...
Etrafında geçen konuşmaları duymuyor gibi...
-"Kazandığına inanamıyorum, Luce? Hile yaptın değil mi?! Evet hile yaptın. Biliyorum. Crucio!"
Lucius, asasının bir hareketiyle yerdeki büyük bir taşı büyük acılar vaadeden affedilmez lanetin önüne uçurdu. Karşısındaki yüzlerce muggle, sihirbaz ve seherbazı yerle bir eden korkunç bir cadı değil de, onu rahatsız eden bir sınanmış gibi hafifçe yüzünü ekşitti. Azkaban'dan öncesinde dahi eşinin "biricik" kız kardeşiyle uğraşmak onu yoruyordu.
-"Karanlık Lord'un sınır yok dediğini hatırlatırım Bella. Ve rica ederim bana Luce demeyi kes."
Bellatrix ise tek bir yorgunluk belirtisi göstermeden en çirkin karanlık lanetleri eniştesine fırlatmaya devam etti.
-"Benden çalmanın sonuçlarını biliyorsun Lucy. Bedelini ödeyeceksin! Seni mahvedeceğim! Seni-
Lucius, ona rahmetli Kayınvalidesini hatırlatan Bellatrix'in sevgi dolu cümlelerinden iyice rahatsız olacak ki ayakkabılarının gereken ilgiyi görmesini beklemeden önünde duran zavallı yaratığı tekmeledi. Basit bir büyüyle uçurup Bellatrix'in önüne attı.
Dobby ile oyalamışsa belki bir kaç dakikalığına lanet fareyi unutabilirdi.
Çirkin yaratığın yalvarışlarını duymazlıktan gelerek labirentin karmaşık yollarını aşıp sonunda onlara yetişen ölüm yiyenlere döndü.
Karanlık bir sırıtmayla asasını oynattı ve ölünün leşe dönmüş bedeni geç kalanların üzerine doğru fırladı.
Bir çoğu son anda kaçmayı başardı ancak Goyle yeterince hızlı hareket edemediğinden yere kapaklandı.
Herkes kızgın ve sıkılmış bir şekilde ona bakarken Lucius Malfoy sırıtmaya devam etti.
-" Ben kazandım."
Arkandan yükselen çığlıklar ve kahkahalar, yerde yatan ölü bedenle birlikte Sihir Dünyasının bekleyen karanlık günleri anlatmaya yetiyordu.
####
Üzgünüm çok uzun bir bölüm değil ancak uzum bir aradan sonra geri gelme cesareti bulabildim. Yeni bölümlerde görüşmek dileğiyle...
