Ne söyleyeceğini şaşırmıştı Lelouch tam karşısındaydı. Her şeyden önemlisi yaşıyordu. Ama anlamıyordu bu kadar kısa sürede kendine gelmesini beklemiyordu. Ayrıca şuan bulundukları yer neresi onu da bilmiyordu. Bir knightmare içindeydiler ama kokpitte değildi nerede olduğuna bakamazdı. İlk aklına gelen şey bunun bir rüya olduğuydu en son Lelouch ile uyuduğu gerçeği bu teoriyi daha da kuvvetlendiriyordu. Lelouch ona sadece gülümsüyordu.

"L-Lelouch?" "Sen gerçek misin ?"

Lelouch'un gülümsemesi sadece biraz daha arttı

"Kontrol edebilirsin."

Lelouch'a yaklaştı. Ellerini boynuna doladı ve bir eliyle yüzünü diğer eliyle boynunu okşadı. Lelouch memnun kalmış olacak ki gözleri hafifçe kısıldı. C.C. Lelouch'un gerçek olduğuna emindi ama hala anlamıyordu. Boynundaki geass izinin nasıl kaybolduğunu anlamıyordu. Yavaşça uzaklaştı.

"Nasıl ?"

"Seninle konuşmak istediğim çok şey var ama şimdi konuşamayız eve dönünce sana her şeyi anlatacağım."

"Eve mi ?" "Neredeyiz ?"

O sırada kara şövalyelerin konuşması telsize yansıdı. Tam anlaşılmıyordu ama bunun bir tuzak olup olamadığı hakkında tartıştıkları anlaşılıyordu. Lelouch onlara cevap olarak

"P-1 hareket edebilir misin ? Temel bilgiler o kadar zor olmamalı " Dedi.

"Kimsin sen? En azından adını söyle!"

"Olmaz, konuşmamız dinleniyor olabilir."

"Daha önemlisi Q-1 yerini aldı mı? Düşman Sutherland'ları 23 saniye içerisinde orada olacak. Muhtemelen sağdan gelecekler. Oradaki hatta ateş edin yeter."

C.C. anlamaya çalışıyordu Ohgi ve Kalen Lelouch'un emirlerini dinliyordu. Yaşananlardan sonra bu mümkün olamazdı başka bir şey olmalıydı

Bu sırada Lelouch'un dediği aynen oldu. Ve düşman askerleri etkisiz hale getirildi.

"Tamda her şey hatırladığım gibi ilerliyor." Diye söylendi Lelouch

Ve bu C.C.'nun dikkatini çekti hatırladığı gibi mi bunlar daha önce yaşanmış mıydı? Lelouch hakkında her şeyi biliyordu onun zamanda yolculuk yapmaya yarayan bir geass'ı olmadığına emindi nasıl bunlar yeniden yaşanmış olabilir? Diye düşündü. Bu sırada…

"P-1, P-4, P-7 sağa doğru yüz metre ilerle ve smash hawk'ı saat üç yönüne çevir."

Lelouch emirlerini veriyordu. Ve her zamanki gibi başarılıydı. Kara şövalyeler emirlerine uyuyor ve düşmanların sayısını teker teker azaltıyorlardı. C.C. düşünmeyi bırakmaya karar verdi. Sadece Lelouch'u izliyordu

"R-2, çapanı fırlat! "

"B-7 UN atışı. "

"N gurubu ilerleyin"

Lelouch'u bu şekilde görmek ona nostaljik geliyordu. Ve rahatladığını hissediyordu.

"Şimdi düşmanın beş seçeneği var. Ama düşmanın zekası sadece birini görmesine yetiyor "

"Q –1 harita doğru değil mi ?"

"Evet, eski mahalleler öyle… Ama şu anki durumu saymazsak…"

"Yeterli" "Görev no:3"

C.C. onu böyle kibirli görünce ister istemez yüzünde hafif bir gülümseme oluştu

"Hazırlıklar tamam mı?"

"Evet, hepimiz hazırız."

"O zaman bu şah demek "

Kalen'nin saldırısı ile düşman knightmare'leri göçük altında kaldı

Lelocuh hafif bir şekilde kıkırdadı

C.C. Lelouch'un başarısını izledi. Tamda beklediği gibiydi.

"Şimdi yanılmıyorsam Suzaku'nun birkaç dakika sonra ortaya çıkması lazım."

"Q-1, knightmare'lerinizle birlikte geri çekilin "

"Neden düşman ordusunu nerdeyse temizledik. Eğer devam edersek…"

"Hayır, tavsiyeme uyun şuandan sonrasını bana bırakın. Knightmare'lerinizi gizleyin ve diğer sivillerin arasına karışın."

Dedi Lelouch Kalen sözünü bitirmeden.

"Size bunun bir şey bilmediğini söylemiştim. Ben kalıyorum. Sonuçta üstünlük bizde."

C.C. içinden düşündü "Aptal"

"Tekrar söylüyorum planlarıma güvenen herkes bölgeyi terk etsin. Kalanlara direktif vermeyeceğim."

Kara şövalyeleri tedirginlik kapladı. Kalıp savaşmak isteyenlerde bile bir tereddüt oluşmaya başladı. Uzun bir sessizliğin ardından Lelouch son telsiz konuşmasını yaptı.

"Son birkaç dakikanız kaldı."

"Yapacak bir şey yok. " "Herkes geri çekilsin."

"Ohgi, o herife güvendiğini söyleme kalırsak eğer…"

"Şu ana kadar bize yardım etti. Eğer bizi öldürtmek isteseydi çoktan yapardı."

"Kalen haklı herkes dediğim gibi geri çekilsin"

"tch neyse "

Kara şövalyeleri haritada izleyen Lelouch aynen yerine getirdiklerini görünce rahat bir nefes aldı ve arkasına döndü

"Birazdan Suzaku saldırıya geçecek. Ben komuta merkezine gideceğim. Ben dönene kadar saklanmalısın."

"Neredeyiz ?"

"Shinjuku gettosunda."

"Shinjiku ?" "O zaman gerçekten zamanda geriye mi döndük ?"

Lelouch hafifçe gülümsedi. Beklediği gibi olup biteni çok çabuk anlamıştı.

"Öyle görünüyor."

C.C.'nun soruları olduğunu biliyordu. Cevaplamak istiyordu. Hem de çok istiyordu. Ama şuan savaşın ortasındaydılar. Bu sebeple onun konuşmasına izin vermeden kendisi konuştu.

"Zamanımız daralıyor söz veriyorum tüm sorularını cevaplayacağım ama şimdilik saklanacak bir yer bul."

"Tamam, anlıyorum."

Lelouch knightmare'nin kapısını açmak için önüne dönerken C.C. bir anda elini tuttu.

"Ama dikkatli ol !"

Lelouch'un gözleri parıldıyordu şaşkınlığı geçince içini bir sıcak ve yüzünü bir gülümseme kapladı.

"Olacağım merak etme." "Sende kendine dikkat et. "

C.C.'nun kafasını sallamasıyla kapıyı açtı ve yavaşça ellerini birbirinden ayırdılar.


Kalen ve diğer şövalyeler knightmare'leri güvenli bir yer altı tüneline bırakıp hangara 11'lerin saklandığı yere gittiler. Kalen'in gördüğü manzara pek hoş değildi. İnsanlar korkudan titriyor kimileri ölen akrabalarının ve komşularının yasını tutuyordu. Kimisi ise olayın şokunu hala atlatamamıştı. Çaresizce şövalyeleri suçluyorlardı

"Britanya'ya isyan etmeseydiniz bunlar olmayacaktı !"

"Ne dedin ?!" "Korkaklar!"

"Kaç kişi öldü haberiniz var mı !"

"Kesin sesinizi !" "Biz de çok kayıp verdik."

Kalen, ohgi ile kendileriyle konuşan adam hakkında tartışıyorlardı.

"Ohgi, bizimle konuşan adam hakkında ne yapacağız."

"Bilmiyorum çağrılarımıza cevap vermiyor." "Ölmüş olabilir."

Bu anda hangarın kapısı ani bir patlamayla havaya uçtu. Ve Britanya askerleri hangara giriş yaptılar.

"Demek siz 11'ler burada saklanıyordunuz " "Nişan alın!"

"Abi!"

Tam o sırada komuta merkezinden bir anons geldi.

"Tüm birlikler hemen ateşi kesin!"

"Bölge 11'in valisi olarak Britanya adına size emrediyorum. Tüm birlikler derhal ateşi kesin. Britanyalı veya 11 fark etmez tüm yaralılara yardım edin. Clovis la Britannia adına emrediyorum derhal saldırıyı kesin daha fazla çatışma istemiyorum."

Bunu söyleyen vali Clovis'ti herkes ani karar değişikliğinden ötürü şaşkınlık duyuyordu sadece bir kişi hariç

"Bu kadar yeterli mi ?"

"Evet, çok iyiydin."

"Şimdi ne var ? Sana şarkı söylememi ister misin ? Yoksa seninle bir satranç maçı yapmamı mı?"

"Ne kadar nostaljik."

"Hatırlamıyor musun beraber satranç oynardık ve hep ben yenerdim."

"Ne?"

"Aries köşkünü unuttun mu?"

"Alçak! Kimsin sen ?"

"Görüşmeyeli uzun zaman oldu abi. "

Clovis bir anlık şaşkınlıkla yerinden fırladı

"Rahmetli İmparatoriçe Marianne'nin ilk oğlu tahtın Lelouch vi Britannia"

"Lelouch? ama sen …"

"Ölmüş olmalıydın mı ?"

"Evet, majesteleri öldüm ve her şeyi değiştirmek üzere geri döndüm. "

Kendini tanıtmak için girdiği dramatik pozu bırakıp tekrar ayağa kalktı. Silahı ile Clovis'e yaklaştı ve bu onun gözleriyle birlikte tüm vücudunun titremesine sebep oldu

"Geri dönmene sevindim Lelouch. Japonya işgali sırasında sırasın da öldüğünü düşünmüştüm. Ne diyorsun benimle anayurdumuza dönmeye ne dersin?"

"Beni tekrar diplomatik malzeme olarak kullanasınız diye mi?"

"Neden ilk başta Japonya'ya gönderildiğimizi unutmuş gibisin"

"Doğru, çünkü annem öldürülmüştü. Aslında halktan biri olan annemiz onurlu şövalye rütbesindeydi diğer soyluların gözüne battığı belliydi. Ama bir terörist saldırısı yapacak kadar ileri gitmeleri…"

"Ben değildim ! Yemin ederim hiçbir şey bilmiyorum ! "

Lelouch yavaşça silahı alnından çekti.

"Merak etme sen olmadığını biliyorum."

"Ha?"

"Bugün buraya seninle annemin katilini tartışmak için gelmedim. Onun kim olduğunu zaten biliyorum."

"Bu harika Lelouch eğer ismini verirsen. O alçağı bizzat idam ettireceğime söz veriyorum."

Lelouch'un yüzünde hafif bir gülümseme oluştu

"Merak etme bu konuda yardıma ihtiyacım yok."

Silahı tekrar Clovis'in alnına dayadı. Bununla birlikte Clovis'in korkusu yine yerine geldi.

"Ama bir konuda aydınlatılmaya ihtiyacım var."

"Ne istersen söz veriyorum asla yalan söylemeyeceğim "

"CODE-R"

Clovis'in gözleri şok içinde açıldı. Lelouch'un bu bilgiyi nerden öğrendiğini anlamadı

"Neden bahsettiğini…"

Silahın tetiğini parmağıyla sıkmaya başladı

"Tamam ! Tamam ! Her şeyi açıklayacağım."

"Çalışanları kimler ?"

"General Bradley baş sorumlusu diğer isimler ana bilgisayarda "

"Çalışma yerleri?"

"Narita'nın yakınlarında bir üstleri olduğunu biliyorum."

"Son soru kim tarafından ne amaçla kuruldu ?"

Son sorusu Clovis'i tedirgin etti. Cevap vermeyi istemedi. Ama cevap vermediği her saniye Lelouch tetiğe daha güçlü bastırdığını fark edince aniden cevap verdi.

"Bendim ! " "Eğer o kadının ölümsüzlüğüne kavuşursam taht yarışında öne geçerim diye düşündüm lütfen beni öldürme !"

"Taht yarışı mı ? Tek önemsediğin bu mu ?"

"Ben bir prensim eğer tahta yerimi sağlama almazsam diğerleri beni ezerler." "Benim elimde değil hayatta kalmaya çalışıyorum sende prenssin beni anlıyorsun öyle değil mi ?"

"Evet, seni anlıyorum." dedi silahını indirirken.

Clovis'in yüzünde bir gülümseme oluştu Lelocuh'un ikna olduğunu düşündü bir anlık yaşayacağına inandı.

"Ama yanılıyorsun Clovis ben senin gibi biri değilim."

"Ben kendi hatamı telafi etmek için halka soykırım yapmaya çalışmam. Kendimin ezilmemesi için başkalarının ezilmesine göz yummam ! Taht üzerinde yapılan kavgaların tek sorumlusu İmparatorun ta kendisiyken masum bir kadın üzerinde deneyler yapmam ! "

"Özür dilerim Lütfen beni affet annelerimiz farklı olabilir ama ben yine de…"

"Lelouch vi Britannia sana emrediyor "


Lelouch komuta merkezinin arkasında yaklaşan askerleri izliyordu. Herhangi bir anormali sezmeyince harabelerin arkasındaki kadına seslendi.

"Sana gizlenmen gerektiğini söyledim. Neden buraya geldin ?"

"Zaten gizleniyordum ama ateşkes ilan edilince buna gerek kalmadı. Başını tehlikeye atma gibi huyun olduğu için seni kontrol etmeye geldim. "

"Her neyse bir artık eve dönelim burada yapacak bir şey kalmadı."

"Onu öldürdün mü ?"

"Evet."

"Neden? Onu geass'layabilirdin."

"Geass'ımın etkisi geçerse her şey bir anda tersine dönebilir. Bu çok riskli. Ve ayrıca..."

"Evet?"

"Önemli değil."

Birlikte yürümeye başladılar.

"Peki, Cornelia hakkında ne yapacaksın?"

"Euphemia'ya bağlı. O olduğu sürece onu ikna edebilirim."

Yolun geri kalanında fazla konuşmadılar. Aslında bakarsan şuan ki yaşadıklarından sonra ikisinin de aklına konuşacak bir şey gelmiyordu ikisi de önceden kararlaştırdıkları gibi sorularını eve saklıyordu.

Eve ulaştıklarında C.C. bir şeyi fark etti. Lelouch bir seneden fazladır kız kardeşini bekliyordu. Birlikte çok fazla tartışamazlardı. Kapının önüne geldiklerinde durup Lelouch'a şöyle dedi.

"Sen önden git."

Lelouch şaşırmıştı

"Sen gelmiyor musun?"

"Ben odanın camından içeri girerim beni merak etme. Uzun zamandır kız kardeşini görmüyordun öyle değil mi ? Size engel olmak istemem"

Başını öne eğip uzaklaşmaya başladı. O sırada Lelouch elini tutu ve

"Seni hiçbir zaman bir engel olarak görmedim ." dedi

C.C. 'nun gözleri parıldıyordu Lelouch'tan böyle ani bir hareket beklemiyordu. Lelouch onun duraksamasına aldırış etmeden elinden tutarak kapıyı açtı ve kendisiyle birlikte onu içeri aldı.

İçerde Sayako, Nunnally ile birlikte origami katlıyordu. Birlikte bir şey konuşuyor olmalılar ki Sayako Nunnally'e gülümseyerek bakıyordu. Sonra Nunnally'nin kafasını kapıya doğru çevirmesiyle kapıya baktı.

"Nunnally-sama?"

O sırada kapıdan Lelouch ve C.C. girdi. Sayoko efendisinin gelişini Nunnally'nin nasıl tahmin ettiğinden çok Lelouch'un bir kızın elinden tutmasına şaşırdı. Yüzü hafifçe kızardı ve elini ağzına götürdü daha sonra efendisine ve yüksek ihtimalle efendinin kız arkadaşına gülümsedi. Lelouch ve C.C. bunu fark edecekler ki ellerini hemen birbirinden ayırdılar dikkatli bakacak olunsaydı ikisinin de yüzünde hafif bir kızarıklık olduğu fark edilebilirdi.

"Hoş geldin abi." Sonra Lelouch'un yanında biri olduğunu fark edip "Huh yanında birini mi getirdin abi?"

Lelouch odaklanmaya çalışıyordu. Uzun zamandır kız kardeşiyle görüşememişti. Ama az önce yaşanan şey de çok utanç verici geliyordu. Nazikçe seslendi.

"H-Hoş bulduk Nunnally." "Evet, yanımda birini getirdim. Bu C.C. uzun bir süre bizimle birlikte yaşayacak."

"C-Two mu?"

"Merhaba Nunnally." Dedi C.C.

Nunnally abisinin eve bir kızla gelmesine şaşırmıştı. Sonuçta kızlarla hiç alakası yok gibiydi. Merakla sordu

"Merhaba C.C.-san." "Umm Acaba siz abimin kız arkadaşı mısınız ?"

Lelouch ne diyeceğini şaşırmıştı önceki sefer ki gibi olsa cevap verebilirdi. Ama yaşanan onca şeyden sonra ne söyleyebilirdi ki. Bunu kendisi bile tam olarak düşünmemişti.

Aynı şekilde C.C.' da bu soruya kızarmadan edemedi. Daha önce bu soruya karşı nasıl güçlü kalabilmişti anlayamıyordu. Ama yine de nefesini toparlayıp cevap vermeye çalıştı.

"B-Biz gelecek için birbirimize söz verdik değil mi Lelouch ?"

C.C. kendine lanet okudu. Tek aklına gelen geçen sefer söylediğiydi. En azından topu Lelouch'a atmasından ötürü rahatlamıştı. Artık cevap vermesine gerek yoktu.

"Bi-Biz evet biz… Hayır demek istediğim…"

Lelouch doğru düzgün cevap veremiyordu. Nunnally bundan ne anlaması gerektiğine karar veremiyordu. Durumdan tek memnun olan Sayako'ydu.

"Önemli değil abi bana açıklama yapmak zorunda değilsin. Sonuçta yetişkin bir insansın. Anlayabiliyorum."

"Nunnally ?!" "Her neyse sana bu konuyu daha sonra anlatacağım. Sayako lütfen C.C.'ye yatacak bir yer hazırlayabilir misin ? "

"Emredersiniz Lelouch-sama. Bu arada açsanız sizin iç yemek hazırlayabilirim."

"Hayır, teşekkürler."

Sayako ve C.C. Lelouch'u Nunnally ile yalnız bıraktılar. Lelouch birkaç saniyeliğine kendine gelmek için bekledi. Daha sonra Sayako'nun kalktığı yere oturup Nunnally'e baktı. Onu uzun zamandır görmemişti. Sessizce kız kardeşini izledi ve yüzünün yavaşça gülümsemesine izin verdi.

Bu sırada Sayako evi tanıtıyor ve C.C.' ya nerede uyumak istediğini soruyordu.

"Koridorun solunda da lavabo bulunmakta. Eğer isterseniz burada kaldığım sürece kullandığım bir oda var isterseniz sizin için orayı hazırlayabilirim."

"Hayır, hiç zahmet etmene gerek yok. Lelouch'un yatağını kullanacağım."

"Peki öyleyse... Bir dakika Ne ?"

Lelouch'un sessizliği uzun sürmüş olacak ki Nunnally Lelouch'un elini tutup sordu.

"Abi iyi misin ?"

"Evet, evet iyiyim neden sordun?"

"Sanki uzun zamandır görüşmüyoruz gibi bir halin var"

Lelouch, Nunnally'nin sezgilerinin ne kadar kuvvetli olduğuna gülümsedi ve onun kafasını okşadı

"Sadece bugün biraz uzun sürdü endişelendiğin için teşekkür ederim."

"Önemli değil abi."

"Efendi Lelouch için yer yatağı hazırlamamı ister misiniz ?"

"Hayır, buna gerek olamayacaktır."

Sayako'nun yüzü hafifçe kızardı. Anlaşılan Nunnally-sama tahminlerinde haklıymış diye düşündü.

"Peki sizin için pijama getirmemi ister misiniz ? Benimkiler olmaz ise okul yurdundan sizin için bir tane alıp gelebilirim."

"Hayır, teşekkürler yeterince yardımcı oldun. Pijama konusunu ben halledebilirim."

"Pekala, ben sizi yalnız bırakayım."

Sayako Lelouch'un odasından çıkıp efendisinin son bir isteği var mı diye sormaya gitti.

"Efendi Lelouch "

Lelouch Nunnally ile sohbeti bırakıp cevap verdi.

"Evet, gidiyor musun ?"

"Evet, efendim gitmeden istediğiniz herhangi bir şey var mı?"

"C.C. nerde ?"

"Sizin odanızda efendim. Üstünü değiştireceğini söyledi."

"Pekala, kendine dikkat et."

"Gülle güle Sayoko-san."

Sayako, efendisinin önünde kafasını saygıyla eğip kapıdan çıktı.

Bu arada Nunnally C.C.'nun Lelouch'un odasında üstünü değiştirmesinden ötürü kafası karıştı. Yüzünde minik bir kızarıklık oluştu.

"Abi onunla ne zamandan beri tanışıyorsunuz ?"

"O? Ah evet C.C. dan bahsediyorsun. Onunla yaklaşık üç yıl önce tanıştım."

"Üç yıl mı ? Bunca zamandır neden söylemedin ?"

"Eğer söyleseydim Milly ve diğerleri de öğrenecekti. Özür dilerim ."

"Peki ya şimdi neden söylüyorsun."

"Bu biraz mecburi bir durum. Görüyorsun onun durumu da bizimkine benziyor. Bu nedenle çok göze batmamasını istiyorum."

"Anlıyorum. Peki o zaman hi. Kimseye söylemeyeceğim."

"Teşekkürler Nunnally ."

Akşamın ilerleyen saatlerine doğru Lelouch saatin geç olduğuna karar verdi. Ve Nunnally'yi yatağına yatırdı. Nunnally uyuduktan sonra odasına gitti. Kapıyı açtığında C.C.'nun yatağında oturduğunu fark etti. Deli yeleğini çıkarmış ve onun gömleklerinden birini giymişti. Kollarını birbirine dolamış ve etrafına bakınıyordu Lelouch'un geldiğini görünce gözlerine canlılık geldi.

"Sayako, üstünü değiştiriyor dediğinde aklımdaki bu değildi."

"Ne oldu beğenmedin mi? Bence oldukça rahat."

"Kirli sepetinde olması gerektiği haricinde bir sakıncası yok."

"Bu sadece senin hijyen takıntınla alakalı. Bana kalırsa oldukça hoş kokuyor."

Dedi gömleğin yakalarını koklarken.

"H-Her neyse sana daha sonra yeni kıyafetler alacağım." Dedi kızarak

"Şimdi konumuza dönelim."

C.C. onu merakla dinledi. Tüm gündür bu konuşmayı beklemişti.

"C dünyasında gözümü açtığımda. Kendini Kolektif Bilinçaltı diye tanıtan bir kadınla karşılaştım."

"Kolektif bilinçaltı…"

"Evet, bana bir anlaşma teklif etti. Bana vereceği geass ile tüm geass kullanıcılarının geass'larını silmemi istedi."

"Geass mı?"

"Yanlış hatırlamıyorsam Geass Avcısı demişti."

"Geass Avcısı… Daha önce duyduğumu hatırlamıyorum. Büyük ihtimalle çok eski olması gerek."

"Evet, Jeremiah'ın geass'ının orijinali olduğunu söyledi."

"Peki ya sen neden kabul ettin? Geçmişe dönmeyi asla kabul etmezsin diye düşünmüştüm"

"Ben…" Dc'nin söyledikleri aklında canlandı ama hiçbirini yüzüne söyleyecek cesareti yoktu.

"Evet ?"

"Ben sadece fikrimi değiştirdim."

"Sevindim."

"Ha?"

Lelouch'un gözleri açılmıştı karşısında C.C.'nun gözlerinin titrediğini fark etti. Konuyu dağıtmak için soru sordu.

"Peki ya sen ?"

"Ben mi?"

"Ben yokken her şey yolunda mıydı ?"

"Genellikle yarattığın dünyada sorunlar olsa da insanlar yaşamaya devam ediyor."

"Ben seni kast etmiştim "

C.C. Lelouch'un sorusuna şaşırmakla beraber yalnızlığını ve yapmaya çalıştığı şeyi hatırlayınca kalbinin ağrıdığını hissetti

"Ben iyiyim Jeremiah ve Anya bana yardımcı oldular."

"Anya?"

"Jeremiah'ın yanında yaşamaya başladı sanırım hatıralarını geri getirdiği için kendisini ona borçlu hissediyor."

"Anlıyorum."

C.C. 'nun kalbi acıyordu söylemek istiyordu ama tepkisinden korkuyordu

"Bir şey daha var."

"Ben seni diriltmeye çalıştım."

C.C. yüzünü eğmişti Lelouch'un tepkisini görmek istemiyordu. Lelouch ise bu ani itiraf karşısında şaşırmıştı böyle bir şey yapılabileceği aklının ucundan geçmemişti. Ama söz konusu C.C. ise bunun çokta imkansız olamayacağını tahmin ediyordu. Aklında diğer bir soru vardı

"Neden ?"

"B-Ben senin tekrardan sevdiklerine yaşamanı istedim."

Bu doğruydu C.C. bunu gerçekten istemişti ama aslında gerçekte söylemeye cesaret edemediği başka bir neden vardı.

"Teşekkür ederim "

"Ha? Kızmadın mı ?"

"Eğer böyle düşünüyorsan seni vazgeçiremem öyle değil mi?"

C.C. Lelouch ona kızmadığı için mutluydu ve aynı zamanda şaşırıyordu. Yine de üstünü daha fazla kurcalamak istemedi. Gülümseyerek

"Beni iyi tanıyorsun." Dedi.

"Ayrıca beni diriltebilmen iyi bir şey eğer yeniden zero requ…"

"HAYIR!"

Lelouch C.C.'nun ani tepkisi nedeniyle bir an dengesini kaybetmişti. Gözünün sulandığını fark etti.

"Hayır yapamazsın Lelouch. Ben seni tam olarak dirilip dirilmediğini bilmiyorum. Eğer ruhun C dünyasında kalmışsa onu geri getirmem gerekebilir. Bunu riske atamazsın !"

"Peki anlıyorum." Dedi. Bu sırada C.C. kollarını sıkıyordu. Lelouch masasındaki bardağa sürahiden su doldurup C.C.'ya uzattı. C.C. teşekkür etti suyu içince biraz rahatladığını hissetti ve içinden bir esneme geldi

"Yatsak iyi olur. Yarın seninle planlarımızı konuşmaya devam ederiz."

C.C. kafa sallayıp yastığa uzandı ve yorganı üstüne çekti. Lelouch'un tepkisizliğini görünce sordu:

"Yatmayacak mısın ?"

Lelouch fazla deşmek istemedi olduğu gibi kabul etti. Zaten bunu uzun zamandır yapıyorlardı. Göz temasını kesmeden uzandılar. Bir süre bakışmaya devam ettiler. Ama ellerinin istemeden birbirlerine uzandığını fark etmediler. Parmak uçları birbirine değince aniden ikisi de şaşırdı ve kızardı ama göz temasını kesmediler. Birbirlerinin şikayet etmediklerini görünce gözleri parıldamaya başladı. Yavaşça ellerini birleştirdiler. Birbirlerine gülümseyerek

"İyi uykular C.C."

"İyi uykular Lelouch"

Dediler. Ve uykuya daldılar.


Bir önceki bölümde biraz fazla mı abartıyorum diye düşünmüştüm. Ama Code Geass:Resurrection mangasının son bölümünde C.C. Lelouch'a seni seviyorum dediğinden ötürü(demek istediğim net bir şekilde söylemiyor fakat "Lelouch ben..." diye başlayan bir cümle nasıl bitebilir ki ?) az bile yaptığımı düşünmeye başladım.