DOKUZUNCU BÖLÜM

Adaylar

Ölüm Yiyen'lerin kaçması çok büyük bir huzursuzluk yaratmıştı. Karargâh'ta arka arkaya yapılan toplantılar durumun ciddiyetini açıkça gösteriyordu. Dumbledore, hemen ertesi sabah Severus Snape'le özel bir toplantı yapmış; bu görüşme Harry, Ron ve Hermione'yi iyice meraklandırmıştı. Aralarında bu konuyu uzun uzun tartıştılar. Bu kaçışın nasıl olduğu hakkında ise kimsenin bir bilgisi yoktu. Gelecek Postası bile Sihir Bakanı'na saldırmayı tercih etmişti.

"...Ölüm Yiyen'lerin kaçışının ardından, büyücü toplumu Sihir Bakanı'na istifa etmesi için baskı yapmaya başladı. Bakanlık'tan hiç kimse Azkaban güvenliğinin neden bu kadar gevşek olduğu sorularına cevap veremedi. Ruh Emici'lerin toplu isyanını hatırlatan bazı büyücüler; 'Politika değil, icraat istiyoruz.' diyerek tepkilerini dile getirdiler. Gelecek Postası yorumlarını almak üzere Sihir Bakanı Cornelius Fudge'a ulaşamadı."

"Fudge'un işi zor görünüyor," dedi Harry.

"Elbette zor," dedi Hermione, "Zamanında akıllıca davranmalıydı. Dumbledore'u dinlemeliydi, değil mi?"

"Evet," dedi Harry. Lucius Malfoy'un serbest olduğu düşüncesi canını sıkıyordu. Özellikle de okula dönüp Draco Malfoy'un yüzündeki memnun gülümsemeyi göreceğini düşününce iyice tepesi atıyordu.

Büyük kaçış haberine rağmen dersler aynı titizlikle sürdürülüyordu. Sadece herkes biraz daha gergindi. Bir hafta sonra mutfağa indiklerinde onları bekleyen zarfları gördüler.

"Mektuplarınız geldi." dedi Lupin.

"Ah, harika!" dedi Hermione, sevinçle zarfını alarak. Harry ve Ron da zarflarını açtılar.

Zarftan Harry'nin eline sert bir şey düştü. "Vaay!" dedi Ron. Harry şaşkınlıkla baktı. Quidditch kaptanı seçilmişti. Rozetine bakarken gülümsemesi arttı. Mektubuna döndü.

Mr. Harry James POTTER,

Katılmak istediğiniz dersleri işaretleyip bize iletmeniz gerekmektedir. F.Y.S.B. Sınıflarına Kabul Edilen En Düşük Not "U. :Uygun" dur. Ancak öğretmenler B. : Beklenenin Üzerinde veya O. : Olağanüstü alma şartı getirebilirler.

ZORUNLU DERSLER:

TILSIM VE TEMEL BÜYÜLER

KARANLIK SANATLARA KARŞI SAVUNMA

BİÇİM DEĞİŞTİRME

BİTKİBİLİM

İLERİ DÜZEY SAVUNMA: 5, 6 ve 7.sınıf öğrencileri için *

Ders Kitapları:

6. Sınıflar için Tılsım Ve Temel Büyüler

Biçim Değiştirme: Dönüşüm ve Değişim

Sihirli Yaratıkların Bakımı: Zehirli ve Sivri Dişli

İksirler Ve Panzehirler: İleri İksir Yapımı

Astronomi: Gökyüzünün Sırları

Sihir Tarihi: 6.Sınıf

Bitkibilim: Şifalı mı, Zararlı mı?

Kehanet: Çizgiler Açıklıyor: Kader Elimizde mi?

Karanlık Sanatlara Karşı Savunma: Karşı Büyü, Karşı Lanetler

İleri Düzey Savunma: Gece Yürüyenler, İblislerle Yüz Yüze Gelmek

Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu
Müdür Yardımcısı
Minerva McGonagall

"Ne demiştim sana?" dedi Ron. "Hagrid'in ders kitabının adına bak. Kesinlikle ucuz kurtulduk. Gerçi Keleker'leri hatırlayınca pek ucuz sayılmaz ama." Harry güldü.

Derslerini seçtiler ve okula nasıl göndereceklerini öğrenmek için aşağı indiler. Ne de olsa baykuş kullanmak riskliydi. Lupin onlara Profesör McGonagall'ın bir ara uğrayıp alacağını söyledi. Onlar da bir yandan derslere devam edip, bir yandan da onları sarmaya başlayan okula dönüş heyecanının tadını çıkardılar. Ancak iki gün sonra Gelecek Postası'nda çıkan bir haber diğer olayların önüne geçti. Akşam yemeğinde tartışılmaya da devam etti.

SİHİR BAKANI İSTİFA ETTİ.

"Büyücü toplumu tarafından ağır bir dille eleştirilen Cornelius Fudge, bu sabah yaptığı resmi bir açıklamayla görevinden ayrıldığını duyurdu. Detaylı bir yorum yapmaktan kaçınan Fudge, 'doğru olanı yaptığını ancak yanlış anlaşıldığını' söylemekle yetindi. Şimdi herkes Sihir Bakanlığı tarafından açıklanacak yeni adayları bekliyor."

"Eee?" dedi Ron. "Yeni Sihir Bakanı kim olacak?" Harry bilmem dercesine omzunu silkti.

"Birkaç güzel fikrimiz var." diyerek gülümsedi Lupin, tabağına yemek doldururken.

"Kim?" dedi Hermione merakla.

"Şimdi olmaz Hermione," dedi Lupin gülümseyerek. "Yakında, önce kesinleşmeli."

"Hadi ama," diye üsteledi Harry. "Ben sana her şeyi söylüyorum."

"Gerçekten mi?" dedi Lupin bir kahkaha atarak. Herkes güldü.

"Hadi ama," diye Harry'nin kaldığı yerden üstelemeye devam etti Ron.

"Şimdi bunun sırası değil." dedi Mrs. Weasley biraz sinirli bir şekilde. Ron şaşkınca annesine baktı. Ama orada kızgın bir bakışla karşılaşınca tek kelime etmeden yemeğine yumuldu.

Yemekten sonra ve ertesi gün, Mrs. Weasley'nin ortada olmadığı zamanlarda Lupin'i sıkıştırmaya devam ettiler. Ancak Lupin tek kelime etmedi. Nihayet bir sonraki gün Yoldaşlık toplantısından sonra esrar çözüldü. Toplantı akşama doğru yapılmıştı. Ve akşam postası da tam toplantı bittikten sonra geldi. Lupin gülümseyerek içeri girdi.

"İşte sorularınızın cevabı." dedi onlara gazeteyi uzatarak. Artık çok rahat ettikleri salonda, Mini Düello Seti'ndeki heyecanlı çekişmeyi izleyen dörtlü, merakla gazeteye eğildiler.

YENİ SİHİR BAKANI ADAYI: ARTHUR WEASLEY

"Bugün Sihir Bakanlığı tarafından yapılan bir duyuruyla Muggle Eşyalarının Kötüye Kullanımı Dairesi'nden Arthur Weasley'nin adaylığı açıklandı. Bazı çevreler Weasley'e dudak bükerken, bazıları Dumbledore'la yakınlığı bilinen adayı yürekten desteklediklerini belirttiler. Henüz ikinci bir aday açıklanmadı. Gelecek Postası Arthur Weasley'e Bakanlık çıkışı ulaşıp birkaç soru sordu. Ancak Weasley 'henüz sadece aday olduğunu' söylemekle yetindi…"

Hepsinin ağzı açık kalmıştı. Hermione gazeteyi dikkatle okuyor, Ginny afallamış bir şekilde başlığa bakıyordu. Ron ağzı bir karış açık Harry'ye baktı. Harry de şaşkındı.

Mr. Weasley'i Sihir Bakanı olarak düşünmek zor geliyordu Harry'ye. Ancak Yoldaşlık'tan biri Bakan olursa, işleri kesinlikle kolaylaşırdı. Eğer Fudge gibi biri daha gelirse neler olacağını düşünmek bile istemiyordu Harry. Geçen sene Bakanlık'ın ona yaşattıklarından sonra onlara fazla bir sempati duyduğu söylenemezdi. Ancak Arthur Weasley seçilirse her şey değişebilirdi tabii.

Hepsinin şaşkınlıklarını üzerinden atması biraz uzun sürdü. Nihayet Ginny yavaşça güldü. Birden sessizlik dağıldı. Hep birden konuşmaya başladılar. Uzun süre sonra odaya tekrar gelen Lupin onların coşkulu hallerine gülümsedi.

"Remus," dedi Harry, uzun bir bocalamadan sonra artık adını söylemeyi başarabilmişti. "Niye söylemedin ki?" Lupin gülerek cevapladı.

"Emin değildik, daha doğrusu Arthur'a kabul ettirmek zor oldu."

"Peki Mr. Weasley'in şansı ne kadar?" diye sordu Hermione. Lupin gülümsedi, "Oldukça fazla."

"Nasıl yani?" dedi Harry.

"Harry, tüm Bakanlık'ın Arthur'u desteklemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Tabii bunun için en önemli olan şey, yeni bir adayın ortaya çıkmaması. Dumbledore'un desteklediği tek bir aday üzerinden gidersek şansımız çok yüksek olacaktır. Elbette ki Voldemort'un da bir adayı olacaktır. İşte bu yüzden ona karşı olan tarafta iki aday olması dengeyi bozar."

Herkes düşüncelere daldı. Tam o sırada Ron bir kahkaha patlattı. Harry ve Hermione birbirlerine baktılar. Ron gülmekten iki büklüm güçlükle konuşarak, "Ba-babamın a-aday olduğunu öğrendi-ğinde Per-Percy'nin yüzünü hayal ettim de." Lupin, Harry, Hermione ve Ginny de gülmeye başladılar ve uzun süre susamadılar.

Mr. Weasley'in sesi merdivende duyulunca, Ginny fırladı. Babasını tebrik eden sesi içeri gelirken, diğerleri de kalktılar. Mr. Weasley tatlı bir gülümsemeyle kızını dinliyordu. Ancak Mrs. Weasley pek mutlu görünmüyordu. Harry onun durumdan neden memnun olmadığını anlayabiliyordu. Yüksek mevkide olmak zor bir işti; her şeyden sen sorumlu olacaktın. Ron da babasını kutladıktan sonra Harry ve Hermione de onu tebrik ettiler. Konuşmaya devam ederek aşağı indiler.

"Gitmem gerek, yapılacak işler var." dedi Mr. Weasley.

"Arthur, şey-" dedi Molly.

"Molly, bu iş benim de hoşuma gitmiyor, ancak başka çaremiz yok."

Kocasına bakan Mrs. Weasley üzüntüyle içini çekti.


Üç gün sonra akşam yemeği için hazırlık yaparlarken, Bakanlık'tan henüz dönen Mr. Weasley ve Bill biraz sinirli görünüyorlardı. Diğerleri, hatta o akşam onlara katılan Fred ve George bile sessiz kaldılar. Yemek sakince bittikten sonra, Bill ikizlerle yukarı çıktı. Mr. Weasley de endişeli görünen Mrs. Weasley'le konuşmak için salona geçince, Harry, Ron, Hermione ve Ginny, mutfakta Lupin'le yalnız kaldılar. Soru sormak için bu fırsatı kaçırmadılar tabii. Dört kafadan dört ses aynı anda çıktı:

"Babamın canı niye sıkkın?"

"Bill'in nesi var?"

"Mr. Weasley kime kızdı?"

"Kötü bir şey mi oldu?"

Sonra susup birbirlerine baktılar ve sırıttılar.

"Ulu Merlin!" dedi Lupin, teslim olurcasına ellerini havaya kaldırarak. "Teker teker sorun lütfen."

Harry hemen atıldı, "Mr. Weasley kime kızdı, Bakanlık'ta bir şey mi olmuş yoksa?"

"Aslında her gün bir şeyler oluyor tabii." dedi Lupin. "Bu adaylık işi Arthur'u biraz zorluyor."

"Nasıl yani?" dedi Ginny.

"Eh, onunla uğraşıyorlar biraz, ama Arthur üstesinden gelir, siz kafanızı takmayın."

"Kim uğraşıyormuş babamla?" dedi Ron sinirle.

"Kim olabilir Ron?" dedi Hermione, "Tabii ki Fudge'un yandaşları."

"Aslında doğru," dedi Lupin. "Bakanlık'ın adaylığına izin verdiği diğer kişi Fudge yanlısı."

"Nasıl?" dedi Harry. "Bir aday daha mı var?"

Lupin başını salladı, "Evet, bu hafta açıklanacak. Sıkıntıyı yaratan da bu."

"Peki, diğer aday kim?"

"Dolores Umbridge." dedi Lupin içini çekerek.

"Dolores Umbridge mi? Ciddi olamazsın." dedi Harry ve Ginny aynı anda.

Ron kaşlarını çatmıştı ve Hermione, Bertie Botts'un Bin Bir Çeşit Fasulye Şekerlemelerinden umacı tadında bir tane yemiş gibi görünüyordu.

"Korkarım öyle. Tabii Bakanlık Müsteşarı olması durumu ciddileştiriyor."

Hepsi sıkıntıyla ona baktılar.

"Üstelik daha da kötüsü var. Voldemort taraftarları onu destekliyorlar." diye ekledi Lupin.

"NEE?" Dört çığlık birden çıkmıştı.

"Ama-ama o bir Ölüm Yiyen değil, değil mi?" diye kekeledi Hermione.

"Hayır, ama hırslı ve bencil. Bu ikisi iyi bir bileşim sayılmaz. Umbridge, her şeyi kendisi halledebileceğini düşünüyor. Tabii ki Fudge da yine perde arkasındaki güç olacak. İşten el çekmek zorunda bırakılmak Fudge'un çok ağırına gitti."

"Ne zaman akıllanacaklar?" dedi Harry sinirle.

"Korkarım bu sorunun yanıtı, hiçbir zaman Harry."

"Yani şimdi ya babam, ya da o sinir kadın Bakan olacak öyle mi?" dedi Ginny. Lupin, "Yeni bir aday daha çıkmazsa, evet." diye cevapladı. Ginny içini çekti.

"Bence kimse o kadına oy verecek kadar aptal değildir." dedi Ron. Kimse cevap vermedi. Harry düşünüyordu. Başkalarının neye dayanarak seçim yapacaklarını kimse bilemezdi. Üstelik işin içine Galleon'lar girerse durum bir anda değişebilirdi. Ama bu düşüncesini Ron'a söylememeyi tercih etti.


Geriye kalan bir hafta göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Okul zamanı iyice yaklaşmıştı. Öyle ki Harry, hiç bu kadar yoğun bir tatil geçirdiğini hatırlamıyordu. Deliler gibi büyü çalışmışlar, bugüne kadar öğrendikleri her şeyi tekrar etmişlerdi. Harry geceleri yattığında, gözünün önünden büyüler geçiyordu. Hatta bir sabah Ron endişeli bir sesle onu uyandırmış ve Harry yüksekten düşüp, kendini birden yerde bulmuştu. Ne olduğunu ilk anda anlayamamıştı, ama Ron'un açıklamasına bakılırsa; Harry yatakta değil de yatağın yarım metre üstünde havada uyuyordu. Ron ve Ginny gülmekten yerlere yatarken, Harry şaşkın şaşkın kafasını ovaladı. Ancak içeri giren Hermione kötü haber getirince, Ron ve Ginny'nin yüzü asıldı.

"Diagon Yolu'na gidemiyoruz Harry. Tehlikeliymiş." Harry'nin iyice canı sıkıldı. Fred ve George'un şaka dükkânlarını görmek istiyordu. Belki biraz iyi gelirdi. Ama olmamıştı işte.

Tüm ihtiyaçlarını yetişkinler gidip alacaktı. Harry bu yıl Hogwarts'a dönüş sevincini bile doğru dürüst yaşayamadığını düşündü. Sürekli bir şeyler olmuştu. Fakat zaman gelip çatmıştı işte.

Ertesi günkü gazete yeni adayı manşetten verdi:

YENİ BİR SİHİR BAKANI ADAYI DAHA: DOLORES UMBRIDGE

"Sihir Bakanlığı tarafından bugün bir aday ismi daha açıklandı. Dolores Umbridge, Bakan olmak için adaylığını koydu. Arthur Weasley'nin tersine Dolores Umbridge bir beyanat vererek şunları söyledi; "Ön planda olmak istemememe rağmen, bu zor görevi hakkıyla yerine getireceğime inanıyorum. Büyücü toplumu olarak geleneklerimiz ve kurallarımız var. Bunların dışına çıkarsak bırakın ilerlemeyi, şu anki durumumuzu bile korumamız mümkün değildir, geçmişte bilinçsizce yapılmış uygulamaların hepsi de kötü sonuç vermiştir. Bu sebepten geleneklere sıkı sıkıya tutunarak, yeni çözümler aramalı ve birlikte çalışmalıyız." Şu anda Bakanlık Müsteşarı olarak görevine devam eden Dolores Umbridge, bazı çevreler tarafından bu mevkie daha uygun kabul ediliyor."

"Of," dedi Ron, "Yine laf salatası."

"Bence ciddiye alınmalı." dedi Hermione. Ron ona öfkeyle baktı.

"Ne yani?" dedi. "Sen yoksa onun seçileceğini mi düşünüyorsun?"

"Hayır," dedi Hermione sabırla. "Ama göz ardı etmemeliyiz diyorum. Ciddi bir rakip."

Ron sıkıntıyla ofladı gene. Ama konuşmadı. Harry yine sıkıntıyla düşünüyordu. Hogwarts'ta öğretmen olarak ona katlanamamışlardı. Bakan olsa neler olurdu kim bilir.

Kapı açıldı ve elleri kolları paketlerle dolu Mrs. Weasley, Tonks ve Lupin içeri girdi.

Mrs. Weasley kitap paketlerini dağıtırken, hepsinin bir an önce hazırlanmasını emretti. Yola erken çıkacaklardı ve hepsi akşam hazır olmalıydılar.


Not: * Burada belirtilen zorunlu dersler, kişisel olarak zorunlu kabul edilmişlerdir.