ONBİRİNCİ BÖLÜM
Seçme
Camdan dışarı bakarken dalgındı Harry. Neville ve Luna'nın hevesle D.O'yu sormaları aklından çıkmamıştı. Bunun üzerinde biraz düşünmeliydi. Sonuçta başta o ve arkadaşları olmak üzere herkes tehlikedeydi. Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersinin yeni hocası nasıl biri olacaktı bilmiyordu. Böyle bir dönemde geçen yıl gibi olamazdı elbette. Çünkü ders harici çalışmalar artık daha da önem kazanmıştı. Voldemort'un sağı solu belli olmazdı. Ve onlar hep tetikte olmalıydılar. İçini çekti. Ron ve Hermione ile konuşmalıydı. Hermione'nin ekstra derslere itiraz etmeyeceğinden emindi ve Ron da hevesle kabul edecekti. Ancak diğer D.O. üyelerinden o kadar emin değildi Harry. Acaba bazıları isteyerek kabul ederken, bazıları bu savaşta olmaktan tedirginlik mi duyacaklardı? Ama Harry istese de istemese de bu savaşta olmak zorundaydı. Bütün yaz boyunca boşuna özel ders almamıştı. Gerçi aynı dersleri Ron ve Hermione de almışlardı, ama bu Harry'ye yakın olmalarından kaynaklanıyordu. Ne olursa olsun, bu savaşta taraf olan da olmayan da zarar görecekti. Birden canı sıkıldı. Bu yıl bir de kaptanlık görevi vardı. Özel derslerin de okulda devam edeceği söylenmişti. Gerçi bu sefer dersleri kim verecekti bilmiyordu, ama sonuçta haftada iki gün buna gidecekti. Ev ödevleri, diğer dersler derken, bir de D.O. çıkarsa ne olacaktı? 'Herhalde bu yıl hiç uyuyamam.' diye düşündü sıkıntıyla.
Hermione onun bir şeylere sıkıldığını anlamış, soran bir ifadeyle bakıyordu. Harry hafif bir "sonra!" bakışı attı, Hermione mesajı aldı. Bu arada okula yaklaşmışlardı.
Az sonra arabalardan indiler. Meşe ön kapılara çıkan taş merdivenlerden, hızla şatoya çıkan kalabalığa katıldılar. Giriş Salonu her zamanki gibi meşalelerle ışıl ışıl aydınlatılmıştı.
Büyük Salon'daki dört uzun bina masası dolarken, havada süzülen mumlar, etrafta dolaşan gümüşi hayaletleri titrek titrek aydınlatıyordu. Harry yine günün konusu olduğunu fark etti.
"Bir sefer de değişiklik olsun diye başka bir yere baksalar." diye homurdandı. Hermione kıkırdadı. Ron sırıttı. Luna kendi masasına giderken, onlar da Gryffindor'a yöneldiler.
Hermione merakla öğretmenler masasına döndü. Ancak masa şu an neredeyse yarı yarıya boştu. Birkaç dakika sonra Giriş Salonu'nun kapıları açıldı. Ürkek görünümlü birinci sınıflar, arkalarında onlardan büyük bir grup öğrenciyle birlikte Profesör McGonagall'ı izleyerek ilerlediler.
Büyük Salon sessizleşirken, Profesör McGonagall tabureyi yere koydu ve Seçmen Şapka'yı üzerine yerleştirdi. Salon'da tek bir çıt bile çıkmıyordu şimdi. Şapkanın kenarına yakın yerdeki yarık açıldı ve şapka şarkısına başladı:
Bundan yıllar yıllar önce
Hogwarts'ın ilk günlerinde
Okulumuzun kurucuları
Mutluydular hep birlikte.
Dört arkadaş birlikteydi
Ortaktı çünkü hedefleri
Kavga, ayrılık, çatışma
Hiç akıllarına gelmezdi.
Slytherin aldı ilk sözü
Benim öğrencilerimin
Safkan olmalı özü.
Gryffindor ise kararlı
Öğrencilerimin hepsi
Cesur, gözü pek olmalı.
Ravenclaw direndi
Çalışkan olsun dedi
Zekâ her şeyden önemli.
Hufflepuff'ın son sözü
Yardımsever olmalı
Adaletten şaşmamalı.
Nitekim anlaşma olmadı
Herkes seçimini yaptı
Öğrenciler her seferinde
Dört parçaya ayrıldı.
Bilmelisiniz bunu
Belki benim görevim bu
Yanlış gelse bile bana
Dörde bölmek tüm okulu.
Ama dinleyin bakın
Daha önemli şeyler var
Bir bilseniz arkadaşlar
Birleşen eller neler yapar.
Dışarıda kötülük kol geziyor
Tehdit giderek güçleniyor
Lütfen sesime kulak verin
Karanlığa karşı birleşin.
"Uyarmayı pek seviyor değil mi?" dedi Ron alkışlarken. Hermione ona ters bir bakış attı. Harry alkışlarken yine öğrencilerin aralarında fısıldaştığını fark etti. Ama öğrencilere keskin bakışlar atan McGonagall, mırıldanmalar sona erince listesini okumaya başladı. Birinci sınıflar teker teker tabureye otururken, Harry yeni gelen öğrencilere bakıyordu. Hepsi fazlasıyla heyecanlı görünüyordu. Merak ve şaşkınlıkla şapkaya bakıyor, arada bir tavanı ve masaları inceliyorlardı. Yanında Ron'un karnının guruldadığını duyan Harry, heyecanla sıranın yeni öğrencilere geldiğini fark etti.
McGonagall yeni bir liste açarak okumaya başladı.
"Barret, Luke." Luke Barret uzun boylu, kahverengi saçlıydı. Yüzünde oldukça meraklı bir ifadeyle tabureye oturdu. Şapka gözlerine indi. Düşündü. Kenarına yakın olan yarık açıldı ve bağırdı: "Gryffindor!"
Gryffindor masası alkışlarken Luke gülümseyerek aralarına katıldı.
"Damon, Tate." Tate Damon, yüzü komik bir şekle bürünmüş olarak tabureye oturdu.
"Hufflepuff!" Sonuç açıklanınca sevinçle gülerek Hufflepuff masasına ilerledi.
McGonagall devam etti: "Gordon, Brant." Brant Gordon emin adımlarla ve yüzünde 'küçük dağları ben yarattım' diyen bir ifadeyle tabureye yürüdü. Oturdu ve burnunu havaya dikti. Şapka yine düşündü. Biraz zaman geçti ve bağırdı: "Ravenclaw!" Brant aynı gururlu ifadeyle Ravenclaw masasına geçti.
"Holden, Kelly." Kelly denilen kısacık sarı saçlı kız neredeyse titreyerek oturdu.
"Hufflepuff!" Sonuç açıklanınca rahat bir nefes alıp, Tate'in yanına oturdu.
"Mallory, Dee." Harry Slytherin masasında Malfoy'un gergince öne eğildiğini fark etti. Ron ve ikisi birbirlerine sırıttılar. Sıradaki, trende gördükleri uzun sarı saçlı kızdı. Kız, yine elinin tersiyle saçını havalı bir şekilde savurup, oturdu. İlk kez karar kısa sürdü:
"Slytherin!"
Dee, alkışlar arasında yerinden kalkıp Slytherin masasına ilerledi. Harry Malfoy'un ayakta alkışladığını ve Pansy'nin çatlamak üzere olduğunu fark etti. Şimdi dört kişi kalmıştı.
"Sayeh, Nava." Esmer kız otururken biraz titriyordu. Şapka derin düşüncelere daldı. Neyse ki Nava bayılmadan önce karar açıklandı:
"Gryffindor!" Gryffindor masası deli gibi alkışlarken, Nava Sayeh gülümseyerek onlara katıldı.
"Shun, Mei-li." Çekik gözlü, sevimli bir kız yavaş yavaş ilerledi.
"Ravenclaw!" Ravenclaw masası alkışlarken, kız gülümseyerek masaya gitti.
Sadece iki kişi kalmıştı ve Harry Adara'nın perişan göründüğünü fark etti. Sanki bayılmakla kaçmak arasında bocalıyor gibiydi.
"Thorne, Caleb." Harry'nin koridorda gördüğü, Ron'a kafa tutan sıska vücutlu çocuk şapkayı başına geçirdi. Anlaşılan sonuç belliydi.
"Slytherin!"
"Wells, Adara."
Uzun siyah saçlı kız, adı okununca derin bir nefes alıp sandalyeye ilerledi. Şapka gözlerine indi, herkes gibi Harry de merakla bekledi. Kırk beş saniye süren bir sessizlik oldu. Harry'ye bir an sanki kız şapkayla tartışıyor gibi göründü. Nihayet şapka:
"Gryffindor!" diye haykırdı. Harry de herkes gibi onu alkışlamaya başladı. Adara elini göğsüne bastırarak geldi ve masaya adeta çöktü.
Seçme sona ererken, Okul Müdürü gülümseyerek ayağa kalktı. Son alkışlar da dindikten sonra Dumbledore her zamanki gibi kollarını iki yana açarak:
"Yeni gelenler, hoş geldiniz. Eski dostlar, sizi tekrar görmek çok güzel. Konuşacak bir çift lafım var, ama şimdi ziyafet zamanı. Afiyet olsun." dedi. Dumbledore otururken her masadan mutluluk dolu sesler yükseldi. Çünkü tüm masalar yemeklerle dolu tabakların ağırlığıyla gıcırdamaya başlamıştı. Gryffindor'a yeni katılan öğrenciler, Luke, Nava ve Adara şaşkınlıkla masaya bakıyorlardı. Luke keyifle güldü ve bir tavuk pirzolası kaptı:
"Buraya bayıldım." dedi zevkle. Gryffindor'lar güldü. İçten gelen beğeni ifadesi hoşlarına gitmişti.
"Sen bir de okulu gezene kadar bekle." dedi yan taraftan Seamus Finnigan. Az sonra herkes kendini tanıtmaya başlamıştı.
Luke Harry'ye şaşkınlıkla bakıp: "Harry Potter'la aynı masada yemek yiyorum. Babam inanmayacak." der demez Gryffindor'lar koptu. Harry'nin balkabağı suyu da boğazına kaçtı.
Ron sırtını pat patlarken sırıtıyordu: "Aha," dedi. "Harry Potter'ın sırtını pat patlıyorum. Babam inanmayacak." Gryffindor yerlere yatarken, Harry Ron'a bir dirsek attı.
Nihayet yemek faslı sona ererken Müdür bir kez daha ayağa kalktı.
"Evet, artık hepimiz güzelce beslenip kendimize geldiğimize göre, yatmadan önce birkaç dakikanızı alacağım." dedi.
"Birinci sınıflar ve yeni gelen diğer öğrenciler, okul arazisindeki Orman'ın tüm öğrencilere yasak olduğunu bilmeli. Ve öğretmen kadromuzda da iki değişiklik var. Öncelikle Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersinin yeni öğretmeni, Profesör Shacklebolt."
Harry McGonagall'ın yanında oturan Kingsley'i fark etti birden. Siyahî büyücü hafifçe gülümseyerek selam verdi. Herkes kibarca alkışlarken, "Harika!" dedi Hermione. Ama Harry'nin kaşlarını çattığını görünce: "Ne oldu?" diye sordu.
"Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersine gelen hiçbir öğretmen bir yıldan fazla dayanmadı." Ron ve Hermione endişeyle bakıştılar.
"Ama belli olmaz. Belki sadece bir yıl yapar, sonra bırakır." dedi Ron.
"Umarım," dedi Harry, "Başına bir şey gelmesini istemem."
Dumbledore devam ediyordu: "Ve bu sene büyük sınıf öğrencileri için uygulamalı yeni bir dersimiz var. İleri Düzey Savunma. Bu dersi ise henüz aramıza katılmamış olan yeni bir öğretmen verecek. Ve-" Lafı yarım kaldı. Yan taraftaki kapı açıldı. McGonagall ve Dumbledore ilerlediler. Bir iki dakika kapı ağzında, göremedikleri biriyle hararetli bir konuşma oldu. Sonra birlikte masaya döndüler. Harry, Hermione, Ron ve Ginny'nin ağzı açık kalmıştı.
"Evet, sizlere İleri Düzey Savunma dersinin yeni öğretmenini takdim etmekten mutluluk duyuyorum, Profesör Madison." Anthea Madison gülümseyerek selam verip, Dumbledore'un soluna Snape'in yanındaki boş sandalyeye oturdu. Harry, Hermione, Ron ve Ginny çılgınca alkışlamaya koyuldular. Anthea Madison onlara dönüp, hafifçe göz kırptı.
"Bunu bize söylemediklerine inanamıyorum." Ron homurdanıyordu. Hermione ise mutlulukla alkışlıyordu hâlâ.
Dumbledore devam etti: "Binaların Quidditch takımları için seçmeler öbür hafta başlayacaktır. Şimdi hepinize iyi geceler."
Herkes ayaklanırken Hermione fırladı. Birinci sınıflara ve yeni gelenlere kendisini izlemelerini söylüyordu. Ancak Ron Harry'yle birlikte kaldı. Gryffindor ortak salonuna giden koridora geldiklerinde Harry durdu. Ron rahat bir ifadeyle:
"Fortuna Brevis." dedi ve portre öne doğru savrularak açıldı.~ Dosdoğru erkekler yatakhanesine giden merdivenlere ilerlediler. Dean Thomas ve Seamus Finnigan gelmişlerdi bile. Geçen sene aralarında biraz gerginlik yaşanan Seamus, Harry'ye gülümsedi. Harry karşılık verdi. Az sonra Neville de onlara katıldı ve sohbet ederek yatmaya hazırlandılar. Harry yatağına yattı ve mutlulukla Hogwarts'ta yeni bir yılın daha başladığını düşündü.
~ Not: Fortuna Brevis: Değişen Şans.
