Sahne Staci ve Blaineley'in yürüdüğünü gösterir. Bir süre sonra Staci'nin telefonu çalar.
Blaineley: Kim arıyor?
Staci telefona bakar ve Sadie olduğunu görür.
Staci: Sadie! Peki şimdi ne yapıcaz?
Blaineley: Telefonu aç ve ben sahte sinyal kesilme sesleri yapacağım tamam mı?
Staci: Tamam o zaman.
Staci telefonu açar ve konuşmaya başlar.
Staci: Alo Sadie? Naber?
Sadie: İyiyim, neredesin?
Staci: Ben şeydeyim, ben...-
Blanineley bozuk sinyal seslerini tekrar eder.
Staci: Olamaz sinyal...-
Blanineley bozuk sinyal seslerini tekrar etmeye devam eder.
Staci: Sinyal çekmiyor.
Sadie: Nasıl bir sinyal ne oluyor?
Staci: Seni daha sonra...-
Blanineley büyük bir bozuk sinyal sesi çıkarır ve Staci telefonu kapatır.
Staci ve Blaineley rahat bir iç çekerler.
Staci: Az kalsın yakalanıyorduk. Teşekkürler Blaineley.
Blaineley: Rica ederim, önemli olan buradan çıkmamız ve borç olarak bana en sevdiğim pastalardan alacaksın.
Staci: ( İç Çekerek ) Pekala tamam.
Blaineley ve Staci yürürken Staci şikayet eder.
Staci: Ayrıca o pastalar çok pahalı! Haberin var mı senin?!
Daha sonra sahne Sadie Duncan ve DJ'yi gösterir.
Sadie: Hadi ama Stacy, ne yapıyorsun sen?! Ben bu numaraya kanmam!
Duncan: Ne numarası?
Sadie: Hadi ama, bu numarayı herkes anlar. Sahte sinyal numarasını erkekler anlamasa da çoğu kız bu numarayı anlar. Pfff, bu kız oyun istiyorsa bende bunu oynayabilirim. Oyuncu Sadkota12 buna hazır!
DJ: Sadkota12?
Duncan: Siz neyden bahsediyorsunuz?!
Sadie: Her neyse, hadi gidip o küçük haini bulalım!
Sadie lider tarzında ilerlerken Duncan şaşırır.
Duncan: Bu kız tamamen... Muhteşem!
DJ göz devirir ve gülümser.
Birkaç saat sonra Staci ve Blaineley kapalı bir yolla karşılaşırlar ve sıkışırlar.
Blaineley: Olamaz! Bu hiç iyi olmadı.
Staci: Aww, pastana veda etsen iyi olur Blaineley.
Blaineley: Sen sus!
Daha sonra Sadie DJ ve Duncan, onlara yetişirler.
Sadie: Ahahah! Şimdi sizi yakaladık!
Staci: Ohh, hey Sadie, naber?
Staci gergin bir şekilde gülümser ve Sadie Staci'ye yaklaşır.
Sadie: Beni dinle seni küçük yalancı!
Kayalardan çatlama sesi gelmeye başlar.
Sadie: Şimdi bana bunu neden yaptığını söyle!
Staci: Neyi yaptım ben? Benim hiçbir suçum yok.
Sadie: Yalancıyı oynamayı kes!
Kayaların çatlama sesi artar.
Staci: Sen iyi misin Sadie?
Sadie: Ben hiç olmadığım kadar iyiyim!
Kayalar daha da çatlar.
Blaineley: Millet..-
Sadie: Sen sus!
Staci: Kuzenime bağırmaya hakkın yok Sadie!
Sadie: Sen, benim ve Duncan hakkında yalan haber yaparken benim bunu yapmam az kalır!
Kayalar daha da çatlar.
DJ: Aaohh!
Blaineley: Bu şey başımıza yakılacak. Kızlar tartışmayı kesin!
Sadie: Hayır yapmıyorum! Özellikle senin yaptığın hatadan sonra hiç durmayacağım! Sen benim ve Duncan'ın masumiyetini çaldın!
Kayalar daha da çatlar.
Sadie: Uhhhhh, seni küçük...-
Blaineley: Onu sevmiyor musun?
Sadie duraksar ve kızarır.
Sadie: Seviyorum ama...-
Blaineley: O zaman ona aşıksın!
Kayalar düşmeye yakın bir seviyeye gelir.
DJ: Olamaz.
Sadie: Değilim, ben... onu sadece...-
Kayalar düşmeye başlar.
Duncan: Sadie!
Duncan Sadie'yi kenara çekerken şunu dedi.
Duncan: Dikkat et!
Sadie ve Duncan birbirlerine kızarırken Blaineley kenara çekilir ve kayalar Duncan'ın üstüne düşer.
Sadie: Duncaaaaaaaaaaaaaaaaaannnnn! Noooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooo!
Sadie Duncan'ın yanına gelir ve kayaları güçlü bir şekilde hemen çeker ve Duncan'ın başını kendi bacağına koyar ve Sadie göz yaşlarına boğulmaya başlar.
Sadie: Duncan hadi uyan. Seni sevdiğimi ve sana aşık olduğumu söyleyemeden ölmeni istemiyorum... Seni seviyorum...
Sadie göz yaşları Duncan'ın üstüne damlar ve Sadie Duncan'ı dudaklarından öper ve diğerleri şaşırır.
Blaineley: Bu neden güzelken aynı zamanda üzücü geliyor?
Staci: Biz herşeyi mahvettik...
Herkes Duncan için üzülürken Duncan gözlerini açar ve herkes şaşırır.
Duncan: Ne oldu?
Sadie mutluluk göz yaşlarıyla Duncan'ı öper ve Duncan da karşılık verir.
Duncan: Yani bu?
Sadie: Evet. Seni seviyorum Dunky.
Duncan: Bende seni seviyorum Sadkota12.
DJ ve Staci kıkırdarken Blaineley anlamaz.
Blaineley: O da ne?
Staci: O oyuncuyu hatırlamıyor musun? Bir keresinde karşılaşmıştın ve...-
Blaineley hatırlar.
Blaineley: Ohhh, OMG! Seninle tanışmak harika bir duygu! Ayrıca o haberi silmemi hala istiyor musun?
Duncan: Biliyor musun? Bence buna gerek yok, sonuçta bu aşk gerçek oldu ve bundan dolayı çok mutluyum.
Sadie gülümser ve yeniden öpüşürler.
Herkes onlar için sevinirken DJ sormaya karar verir.
DJ: Peki buradan nasıl çıkacaz?
Blaineley düşünür ve cebinden bir kontrol düğmesi çıkarır ve hemen basar ve herkes yere düşer ve kayarak şirketin dışına atılırlar.
DJ: Pekala, bu iyiydi.
Staci: Ayrıca bana şirketini kesinlikle gezdirmen lazım ve bu tip ayrıntıları özellikle söylemelisin.
Blaineley: Pekala, her neyse gidip zafer pastası alalım!
Staci: Olamaz...
Blaineley sırıtır ve herkes güler. Daha sonra herkes arabaya binip giderler.
The End
Note: Hey millet Samota burada. Bu hikayeyi de bitirdim. Aslında gerçek şu ki bu hikayede sadece Duncan ve Sadie olacaktı ama sonradan başka kişileri küçük bir cameo gibi kullanacaktım yani Jen Beth Brady gibi ama daha sonradan birşeyler oldu ve... hikaye yinede odağını korudu ama başka bir şekilde. Umarım seversiniz ve bir süreliğine kesinlikle hikaye yazmamaya çalışacağım. Her neyse söyleyeceğim şey şu ki, bu fanfici daha önceden yazdım ama bunu sonradan atıyorum. Yani... anladınız siz. Her neyse bir süreliğine fanfic yazmaya ara veriyorum yani bu yıl sanırım 6 tane yazmış olacağım ve diğer yıllar o kadar yazmadım bile. Her neyse başka fanficlerde görüşürüz sizleri seviyorum.
