Özet: Mike ve Dakota'nın gerçekten de etkileşime geçtikleri tatlı bir evren. Hafif karakter slander düşüncesi olabilir. Mikota seviyorsanız ya da ilginizi çekiyorsa okumanızı öneriyorum :))
Herkese merhaba millet! Bu Noerra'ya yaptığıma benzer bir fic olacak. Bu fic Mikota etkileşimlerini gösterecek. 2. Bölümden yani Staci elendikten sonra başlayacak. İyi okumalar diliyorum.
Chris Dakota'ya uykusunu meydan okumadan sonra alabileceğini sonrasında "Dehşet Körfezi'ne" doğru gidiş hakkında şaka yaptıktan sonra herkes inler.
Dakota telefonunu çıkarır ve paparazilerinden birisini aramaya başlar.
Dakota: Hey Martin, bugün bir yere gidiyoruz...-
Chris oltalı mıknatısla Dakota'nın telefonunu yakalar.
Dakota: Heyy!
Sonrasında Chris oltalı mıknatısla Sam'in teknolojik aletini alır.
İkisi de Chris'e bakarlar. Dakota kızgın, Sam üzgün hatta gözleri dolmuş halde.
Sonrasında herkes mücadelenin olacağı yere doğru yürümeye başlarlar.
Dakota asık bir suratla yürüyordu. Hem güzellik uykusunu alamamıştı üstüne üstlük hem de cep telefonunu kaptırmıştı.
Mike arkasındaki kişiye baktı. Üzgün görünüyordu.
İşte kader burada değişecekti.
Mike: Hey, iyi misin?
Mike Dakota'ya sorar.
Dakota: Farklı takımlarda olduğumuzu biliyorsun değil mi?
Mike: Ohh, şey rahatsızlık için üzgünüm.
Mike tam önüne dönecekken Dakota o anlık yalnızlığını gidermek amacıyla onu durdurur.
Dakota: Bekle, şuanda o kadar yalnızım ki telefonsuz kafayı yicem!
Mike: Evet... Chris'in telefonunu alması kötü olmuş.
Dakota: Biliyorum değil mi? Chris tam bir pislik! Paparazilerimden birisi olan Martin ile konuşurken telefonumu almadı kadar saçma bir şey yok. Martin en sevdiğim paparazim!
Mike: Ohhh, şey bu gerçekten de üzücü.
İkisi de konuşma bakımından tıkanmışa benziyordu ama Mike Chris'in "Dehşet Körfezi" şakasını hatırladı. Sonrasında Dakota'ya döndü.
Mike: Chris'in "Dehşet Körfezi" dediği zaman aklıma Total Warriors 2'deki dövüş alanlarını hatırlattı.
Dakota: Total Warriors 2 mi? Orada arkadaşım oynuyor!
Mike: Gerçekten mi?
Dakota: Evett! Onun her zaman setlerine giderim ayrıca babamın zengin olmasıyla oradaki oyuncularla tanışma imkanım oldu.
Mike: Şaka yapıyorsun! Bu çok havalıı!
Dakota: Tabi ki öyleee! Ama tabi orada oynamak çok havalı olurdu ama yaşım pek yetmiyordu, ayrıca korumalarımdan biri olan Barmen buna izin vermezdi.
Mike: Neden?
Dakota: Şey, Barmen beni eski sevgililerimden koruyor ve o sette de eskiden çıktığım birisi vardı. Oyuncu ismi veremem çünkü bu şov uluslararası ve bende o kişiyi rezil edemem.
Mike: Anlıyorum. Şey oyunculukla ilgilenmeye ne zaman başladın?
Dakota: Basit. Küçükken çok fazla sinemaya giderdim ayrıca çok fazla dizi seti ziyaret ederdim ve birkaç dizide rol aldım. Ana rol değildi ama küçük tatlı kız olmam insanların beni sevmesini sağladı. Ayrıca oyunculuk benim en büyük hayalimdi. Eski sevgililerimden birisi buna karşıydı. Bende bu yüzden ondan ayrıldım. Oyunculuk benim için her şey demek. Tiyatro, sinema falan benim için çok şey ifade ediyor.
Mike: Bu çok güzel. Ayrıca kaç kişiyle çıktın?
Dakota: Hiçbir ilişkime iyi diyemem... yani biri hariç ama onun dışında 7-8 kişiyle çıktım. Diğerleri çoğunlukla flörtten ibaretti.
Mike: Yani şuanda bekar mısın?
Dakota: Oohh, çok hızlısın Romeo! Keşke beni bu kadar elde etmek istediğini bu kadar belli etmeseydin!
Dakota şakacı bir şekilde Mike'ın kolunu dürter.
Mike biraz kızarır.
Mike: Havalı birisin. Seninle aynı takımda olmayı çok isterdim doğrusu.
Dakota: Awww teşekkürler! Sende fena sayılmazsın. Takımım korkunç! Yani Sam iyiye benziyor ama diğerleri o kadar da iyi değil. Dawn beni korkutuyor. Lightning bana eski sevgililerimi hatırlatıyor. Scott pis ve kurnaz biri. B ise... konuşmuyor ve ben sessizlikten pek hoşlanmam!
Mike: Seni bu konuda anlıyorum. Bende sessizliği pek sevmem. Sessiz ortamdayken kafamın içi biraz... karışık diyelim.
Dakota: Bu üzücü ama seninle konuşmak güzeldi.
Mike: Evet, seninle de öyle.
Confessional
Dakota: Mike... iyi birine benziyor. Eski sevgililerim gibi ukala, bencil, pislik birisine benzemiyor. Biraz yakışıklı ama dürüst olmak gerekirse yakışıklı sevgiliden hiçbir zaman hayır görmediğim için artık tipe bakmıyorum... yani biraz ama daha çok kişiliğe bakıyorum diyelim.
Confessional
Mike: Dakota çok havalı biri! Sevdiğim birçok filmin setine gitmiş olmalı! Yani ondan arkadaş olarak hoşlandım ama farklı takımlardayız. Sanırım bu bizim ilk ve son etkileşimimiz...
Mike iç çeker.
Confessional End
Chris oyunu anlatır. İki takımı da daldırır. Hepsi köpekbalığından korkmuşa benziyor. Dakota ve Mike daldırıldıklarında endişeliydiler. (Mike daldırıldığında Dakota, Dakota daldırıldığında Mike endişeli olandı)
Chris birkaç gerçek ortaya çıkarır.
Sam ilk buluşmasında osurdu.
Brick okulun ilk ve son gününde altına yaptı.
B'nin gerçek ismi Beverly.
Anne Maria ayağıyla araba kullandığı sırada arabası beden salonuna giriş yaparak kaza yaptı.
Dawn birkaç protesto sonucu davalık oldu.
Zoey'in ise gizliden homofobik olduğu ortaya çıktı.
Herkes Zoey'e yargılayıcı bakış atarken Zoey utançtan diğer tarafa bakıyor.
Mike biseksüel birisi olarak bu gerçeğe üzülüyor.
Chris: Sonraki sorumuz Toxic Rats'a gidiyor. Kimin kız kardeşi mutant olarak doğdu?
Dakota bu soru karşısında şaşırmıştı. Chris'e karşı öfkeliydi ve üzgündü çünkü o zamanlar kız kardeşinden nefret ediyordu...
Dakota hafif kararsızlık sonucu düğmeye basıp şoka uğruyor.
Dakota: Kimse kız kardeşim hakkında hakaret edemez! O da şuan sizler gibi normal bir insan! Ama bazılarınız mutantlardan daha kalpsizsiniz!
Birkaç kişi Dakota'yı alkışlıyor.
Jo gözlerini deviriyor.
Birkaç tur sonrası tartışma çıkıyor. Chris mücadeleyi iptal ediyor ve sonrasında herkesi suya daldırıyor.
Herkes tekrardan yürürken görülür.
Mutant Maggots homofobik olan Zoey'i aşağılıyordu ama neyse ki Mike gerideydi ve takımından ayrı yürüyordu.
Dakota hafif darbeyle yürürken Mike'ı görür ve sonrasında Mike'ın yanına gider.
Dakota: Hey, nasılsın? İyi misin?
Mike: Pek sayılmaz. Zoey'in homofobik olduğuna inanamıyorum...
Dakota: Zaten o kızdan hiç iyi bir elektrik almamıştım. Herkes onun "Masum kız" imajına inandı ama Dakota Milton bunu yapmadı çünkü bu tür kızların amacı sadece popülerlikti ve onların ikiyüzlü pis yalancı olduğunu biliyordu.
Mike: Zoey'in ikiyüzlü olduğunu düşünmüyorum.
Dakota: Dawn bana okuduğu aura şeylerini anlattı. Zoey'in aurasında hoşlanmadığı bir enerji varmış. Yargılayıcı bir tavır. Dawn bu yüzden ona yaklaşmıyor.
Dakota omuz silkti.
Mike: Ohh... yani ona aşık olmanın yanlış bir şey olduğunu mu söylüyorsun?
Dakota: Hayır, asla! İstediğin kişiye aşık olmakta özgürsün Mike. O kızıl fobik surat olsa bile ona aşık olman sorun değil.
Mike: Bilmiyorum... Biseksüel birisi olarak bu beni incitti.
Dakota: Aman Tanrım! Biseksüel misin?
Mike: Şey... Evet?
Dakota: Aman Tanrım, bende öyleyim!
Dakota büyük bir sevinçle açıkladı.
Mike: Vayy! Biseksüel arkadaşa sahip olmak çok güzel.
Dakota: Biliyorum değil mi?
Mike: Evet... Şey sanırım takımıma dönsem iyi olacak. Seninle konuşmak eğlenceliydi.
Dakota: Duygularımız karşılıklı Mike.
Dakota Mike'a el salladı ve Mike takımının yanına döndü.
Dakota hafiften kızarırken Dawn bunu fark eder ve kızın yanına gelir.
Dawn: Ona aşıksın değil mi?
Dakota: Ne? Hayır saçmalama! O sadece bir arkadaş. Yani o hoş ama farklı takımlardayız, bu doğru olmaz.
Dawn: Tyler ve Lindsay'i hatırla. Onlarda farklı takımlardaydı ama sonrasında birbirlerine vuruldular. Takımların farklı olması ona aşık olduğun gerçeğini engellemez. Sadece müsait olduğunuz anlarda birlikte zaman geçirin. Bundan büyük bir keyif alacağını biliyorum.
Dakota: Şeyy... sanırım haklısın Dawn. Teşekkürler.
Dawn: Rica ederim.
İkisi de yürümeye devam ederler.
Dakota, elenmediği sürece onunla çok iyi vakit geçirecekti. Bu bir aşk filmiyse Dakota rolünün hakkını verecekti. Her aşk filminin sonunda olduğu gibi Dakota da Mike'ı kapacaktı. Hayatın senaryosu onların elindeydi...
(The End)
Note: Pekala! Sanırım bu Noerra'dan daha iyi oldu. Zoey'in homofobik olduğunu düşünmüyorum ama Zoey ile ilgili aklıma ilk bu geldi ayrıca ilk sezonundaki düşündüğüm karakteri yargılayıcıydı. Bu yüzden bu düşünce sorun olmayacaktı. Sam ve Dakota'nın hiçbir şansı yok, üzgünüm. Onları seviyorum :)) eleme sırasını bilmem ama Zoey'in o bölümde eleneceğini biliyorum. Gerisini siz düşünün. Ayrıca Dakota'nın kız kardeşiyle Duncan'ı referans olarak kullandım. Kimse Dakota'nın kız kardeşiyle dalga geçemez!
Her neyse, başka ficlerde görüşürüz. Hepinize iyi yıllar diyorum ve sizleri seviyorum 333
