24 Ekim 1980
James yatağında bugün içinde duyduklarını düşünüyordu. Bu sırada aynı yatağı paylaşan Lily ve yataklarının yanındaki beşikte olan oğulları Harry uyuyordu. Onları ne kadar sevdiğini düşündü. Evet, onları sonsuza dek hayatı pahasına korumalıydı. Lily, daha Hogwarts'taki ilk yıllarından beri ona aşıktı. Buna rağmen ancak Hogwarts'taki 7. senelerinde çıkmaya başlamışlardı. Bunun sebepi son yılına kadar James'in çok büyük bir egosu olmasıydı, her şeyle övünürdü. Ama sonunda son senelerinde artık bu egosunu kontrol etti ve Lily 'de, James'in egosu olmadan onu ne kadar sevebileceğini, âşık olduğunu farketti. Ve bugün Dumbledore onlarla görüşmek istemişti. Konu Potter'ların güvenliğiydi. Dumbledore onlara Voldemort'un onların peşinde olduğunu ve kendi evlerini Fidelius büyüsüyle korumayı önermişti. Büyü biraz karmaşıktı. Fidelius büyüsü, istenilen sırrı korurdu. Kendi uygulayacakları büyünün sırrı kendi evlerinin adresiydi. Büyüde bir Sır Tutucu olurdu ve Sır Tutucu sırrı korurdu. Sır tutucu bu sırrı başkasına söyleyebilirdi ancak sırrı söylediği kişi, sırrı başkasına söyleyemezdi. Dumbledore sır tutucunun kendisi olmasını teklif etti ancak James sır tutucunun Sirius olmasını istiyordu. Bu yüzden büyü daha uygulanmamıştı ve yakın bir zamanda bu konuyu Sirius ile konuşacaklardı. Ve sonra James'in düşünceleri Harry'nin ağlama sesiyle kesildi.
25 Ekim 1980
James ve Lily Fidelius büyüsünü uygulamışlardı. Dumbledore ile konuşmalarının ertesi gün Sirius'u da yanlarına alıp Dumbledore'un yanına gitmiş, Sır Tutucu'yu Sirius olarak seçip büyüyü uygulamışlardı. Sır Tutucu olan Sirius, büyünün uygulanmasının hemen ardından, James ve Lily'ye kendi evlerinin adresini söylemişlerdi. Sirius ayrıca Dumbledore'a da söylemişti çünkü Dumbledore, Yoldaşlık işleri için James ve Lily'nin evine gelmesi gerekebilirdi. Ve ardından sırrı Remus ve Peter'a da söylemişti çünkü onlarında eve gelmesi gerekebilirdi. Sırrı Sirius'dan öğrenen kişiler başka kimseye sırrı isteselerde söyleyemezdi çünkü büyü böyle işlerdi -ki James'e göre zaten asla istemezlerdi. James, arkadaşlarına güvenmemeyi ihanet sayardı.
